Erdoğan'dan sert sözler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Müslümanlar kendilerine biçilen rolü sorgusuz sualsiz kabul edemez. Kimler tarafından ortaya çıkartıldığı, büyütüldüğü ortaya çıkmış bu katil sürülerinin İslam düşmanlığının aracı yapılmasına seyirci kalamayız. Tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması gerçek niyeti ele veriyor" dedi
GÜNDEM , 22 Kasım 2017 Çarşamba, 11:00
Erdoğan'dan sert sözler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da 33. İSEDAK Toplantısında konuştu. Erdoğan'ın konuşması özetle şöyle: "Asırlar boyunca ilim, irfan ve hikmetin adresi olan İslam şehirleri bugün acı ve yıkımla kıvranıyor. Kimi zaman etnik. Kimi zaman dini, kimi zaman da mezhebi farklılıklar kaşınarak islam toplumları içeriden çökertilmeye çalışıyor. Komşunun komşuyu, kardeşin kardeşi Ali'nin Ömer'i hasım gördüğü, daha da kötüsü ötekileştirdiği bir toplum hedefleniyor. Gerilimler tırmandırılarak Müslümanların kaynakları silah şirketlerine, spekülatörlere yönlendiriliyor. Batı dünyası 2-3 asır önceki kolonyalist dönemde kendilerine bir refah dönemi inşa etmişlerdir. Neo kolonyalist dönem olarak adlandırılan bu dönemde de batı kaynakları transfer ederek ömrünü uzatma hedefindedir. Yağmalanan sadece yeraltı ve yer üstü zenginliklerimiz değildir. Asıl hedef İslam dünyasının yaşam pınarlarını kurutmaktır.

Tevhid, adalet, hürriyet ve güzel ahlak gibi özellikler hala İslam dünyasının taşıyıcı özelliği olarak ayakta durmaktadır. Mevcut kurulu düzen adalet dağıtmıyor tam tersi adaletin önünde duruyor. Müslümanlar kendilerine biçilen rolü sorgusuz sualsiz kabul edemez. İstikballerinin iç çatışmalarla karartılmasına rıza gösteremez, göstermemeli. Kimler tarafından beslendiği, büyütüldüğü artık tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmış bu katil sürülerinin yaptıklarına seyirci kalamayız. Öte yandan elbette iddia sahibi olmak imkan sahibi olmayı da gerektiriyor. Müslümanlar gerek yer altı kaynakları, gerek nüfus ve gerek coğrafi olarak büyük imkanlara sahip. Önemli olan unu, şekeri, yağı bir araya getirip helva yapabilmektir. Aramızdaki ekonomik ve ticari işbirliğini geliştirmemiz, insanımıza müreffeh bir hayati sunabilmemiz için elzemdir. Bunun için İslam İşbirliği Teşkilatı ve İSEDAK gibi organizasyonları daha etkin kullanmalıyız. Bilhassa ekonomik ve beşeri münasebetlerimizin arzu edilen seviyede olmadığına şahitlik ediyorum.

YÜZLERCE MİLYON DOLARLIK SİPARİŞLERİNİN KAZANANI KİMLERDİR?

Batılı kurum, kuruluş ve değerlerin itibarı giderek daha fazla örseleniyor. Suriye'de 7 yıldır vahşete karşı sergilenen kayıtsızlık, mültecilere sınır kapılarında insanlık dışı muameleler, Batı'nın gerçek yüzünü gösterdi. Özgürler, demokrasi gibi değerlerin yerini, neo nazizm ve ırkçılık aldı. İslam ülkelerinin Batı'ya verdikleri yüzlerce milyon dolarlık silah siparişlerinin gerçek kazananları kimlerdir? Ülkelerimizin yeniden yapay sınırlarla parçalanması aslında kimlerin işine geliyor? Bu soruların cevaplarının meseleye daha farklı yaklaşmamıza vesile olacağına inanıyorum. Müslümanlar kendilerine biçilen rolü sorgusuz sualsiz kabul edemez. Kimler tarafından ortaya çıkartıldığı, büyütüldüğü ortaya çıkmış bu katil sürülerinin İslam düşmanlığının aracı yapılmasına seyirci kalamayız. Tüm Müslümanların töhmet altında bırakılması gerçek niyeti ele veriyor.

TİCARETİN ARTTIRILMA PROJELERİNE AĞIRLIK VERMELİYİZ

Bir yandan ülkelerimizin kurumsal ve beşeri kapasiteleri tümüyle harekete geçirilirken müşterek sorunlar karşısında birlikte çalışma kültürü de geliştiriliyor. Aramızdaki ticaretin artırılmasına yönelik projelere ağırlık vermeliyiz. Tercihli ticaret sistemine ivedilikle hız kazandırmalıyız. Tüm ilgili üye ülkelerimizi harekete geçmeye davet ediyoruz. Biz bu çalışmalara ne büyük katkıyı sağlamaya çalışıyoruz. Ticaret ve yatırımlarımızı arttırırken kendi sorunlarımızı çözme kabiliyetimizi de güçlendirmeliyiz. İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi'nin kurulmasının öneminin üzerinde durmuştum. Bu çalışmaları yakından takip ediyorum. Kurulacak merkezin sorunları en kısa zamanda ve adilane şekilde çözüme kavuşturacak bir yapıya sahip olacağına inanıyorum. İSEDAK gayrimenkul ve altın borsalarının kurulmasının yakın zamanda tamamlanacağına inanıyorum. Bizde eskiler bir yıl sonrasını düşünüyorsan buğday ek, on yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik, yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir demiştir. Bizim de buna özel önem vermemiz gerekmektedir.

Tercihli ticaret sistemine ivedilikle adım atmalıyız. ülkeleri bu doğrultuda harekete geçmeye davet ediyorum. Bir helal akreditasyon komitesi kurduk. Kendi sorunlarımızı çözme kabiliyetimizi de gösterebilmeliyiz. TOBB ile İslam Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası'nın çalışmalarını yakından takip ediyorum.

Öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmamız gerekiyor. Her yıl dünyanın 155 bölgesinden 4 bin 500 öğrenciye yükseköğretim imkanı sunuyoruz. Sadece teşkilat üyesi ülkelerden 9 bin 500 öğrenci Türk üniversitelerinde eğitim alıyor. Bakanlarımızın ulaştırma koridorlarımızın geliştirileceğine dair önemli kararlar alacağına inanıyorum."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR