Futbola yabancı olmayalım
14 yabancı kuralının konuşulduğu şu günlerde bu sığ tartışmanın arkasına sığınmayıp hak edene formayı veren antrenörlerin ve VAR'ın 4 golü iptal ederek rekor kırdığı, Albert Camus'tan bir kitap tavsiyeli ligimizin 5. haftasından arta kalanlar bu yazıda...
SPOR , 19 Eylül 2018 Çarşamba, 08:49
Futbola yabancı olmayalım

HABER I Samet ZİNCİROĞULLARI

KURALDAN ZİYADE YETİŞTİRİCİLİK

Ligimizde 5. hafta heyecanını tamamladığımız şu günlerde herkesin dilinde farklı bir konu var. Malum 14 yabancı kuralı. Zaten neden olduğunu bilmediğimiz bir şekilde her milli maç arasında A Milli Takımımız'ın Teknik Direktörü Mircea Lucescu'nun dilinden siparişmişçesine çıkan "Türkiye'de yerli oyuncu oynamıyor. Kimi oynatayım ?" şeklinde en kibar dille "Talihsiz" şeklinde ifade edebileceğimiz söylemlere maruz kalıyoruz. Aslında bu konu hakkında en güzelini geçtiğimiz hafta Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim söyledi. "Ligimizde yabancı oyuncu kuralı değil yerli oyuncu kuralı var" dedi ki ben de aynen katılıyorum. Kadroda 14 Türk olması zorunlu. 14 yabancı olması zorunlu değil. İsteyen 2 yabancıyla da oynar 12 yabancıyla da. "Kaç yabancı olsun?" kuralından ziyade oyuncu yetiştiriciliğine takılsak keşke. Altyapıdan fiziksel ve zihinsel olarak nasıl daha hazır oyuncu çıkarabiliriz gibi konulara yoğunlaşsak belki futbolda adımızdan söz ettirebileceğimiz potansiyelimizi daha rahat kullanabiliriz...

MİLENYUM ÇOCUKLARI GELİYOR

Zaten bu "absürt" söylemlere en güzel cevabı yine bu hafta bu anlayışa karşı olan isimler verdi. Önce Fatih Terim "milenyum çocuğu 2000 doğumlu Ozan Kabak'ı Kasımpaşa önünde sahaya sürdü ve genç Ozan da bu şansı hakkıyla kullandı. Terim, istese Donk'u stopere çekerdi, veya Ahmet Çalık'ı o mevkide kullanırdı. Ama yapmadı. Yabancı veya yerli olmaktan ziyade yetenekli ve yeteneksiz olmanın daha önemli olduğunu bildiği için. Aynı şekilde 2 haftadır Alanyaspor'un savunmada formasını giyen ve bu hafta takımının galibiyet golünün atan Fenerbahçe çıkışlı olmasına karşın eğitimini Sporting'de tamamlamış 1998 doğumlu Merih Demiral'ı oynatan Mesut Bakkal. 1997 doğumlu Ertuğrul Ersoy'u söylemeye bile gerek yok artık. 14 yabancı oynatma hakkının olduğu bir sistemde 21 yaşında ve altyapıdan yetiştirdiğiniz bir isme kaptanlık gibi ağır bir sorumluluğu verebiliyorsunuz. Demek ki bu iş önce yetiştirmek daha sonra eğitmekle alakalı, sınırlamayla veya zorunlulukla değil. Yabancı işine hâlâ takılmaya devam edecek olanlaraysa eski bir kaleci olan Albert Camus'tan "Yabancı" romanını öneriyorum...

4 AYDA 2 KUPA VE 2 HOCA

Ligimizde ise kalite anlamında standart üstün bir hafta izlediğimiz kanaatindeyim. Şampiyonluğun en büyük 4 adayı Beşiktaş, M.Başakşehir, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin milli maç arası dönüşü ve Avrupa maçları öncesi haftayı galibiyetle kapatmaları kritikti. Sessiz sedasız kurduğu kadrosu ve ligin belki de en mütevazı teknik adamına sahip olan Ankaragücü'nün derinden ve sessiz sedasız kazanması gereken maçları kazanarak yoluna devam etmesi ile Seleznyov'suz bir Akhisarspor'un ligde çok sıkıntılar yaşadığını bu hafta daha net gördük. Bu hafta bence 2 isim için çok kritikti. Göztepe Teknik Direktörü Bayram Bektaş ve Aytemiz Alanyaspor Teknik Direkötür Mesut Bakkal. İki hocanın da bana göre son şanslarıydı ve ikisi de takımlarına çok kritik 3'er puan kazandırarak moral depoladılar. Ayrıca bu hafta ligimiz İbrahim Üzülmez'den sonra bir kayıp daha verdi. Henüz ligin 5. haftasında Akhisarspor'da teknik direktörü Saffet Susic'le yollar ayrıldı. Evet, futbolumuzda fazlasıyla sabırsızız. Son 4 ayda 2 kupa kazanıp tarihinde ilk defa UEFA Avrupa Ligi gruplarından mücadele edecek ancak önce Okan Buruk ve daha sonra Susic ile yollarını ayıran Akhisarspor'da bunu daha net görüyoruz. Bursaspor açısından baktığımızda ise oynanan iyi oyunun sonucu kaçırılan net gollerle acı sosa bulanıp galibiyetsiz kalsa da takım geçen seneye nazaran 5. haftada 5 puan daha az toplamış olsa da Yeşil Beyazlılar'ın futbol anlamında taraftarlarını ümitsizliğe sokmadığı kesin...

"VAR" 4 GOLÜ İPTAL ETTİ

Futbola faydası var mı yok mu hâlâ tartışma konusu olan bir mevzu. Video Yardımcı Hakem Sistemi. İlk ulusal turnuvası olan 2018 Dünya Kupası'nda bu sistem sınıfı geçmişti ancak bizim ligimizde hâlâ tartışma konusu. Spor Toto Süper Lig'de şu ana kadar 5 hafta sonunda toplam 45 maçta bu sistemi uyguladık. Bu sistem ise bu hafta ligimizde tarihe geçti. Bu hafta oynanan 9 karşılaşmada 4 gol bu sistemle iptal edildi. Galatasaray'da Onyekuru'nun, Medipol Başakşehir'de Edin Visca'nın, Sivasspor'da Robinho'nun ve Bursaspor'da Diafro Sakho'nun gollerini bu sistem geçerli saymadı. Kararlar doğrudur yanlıştır orasını bir kenara bırakalım. Sadece şu açından bakalım; gol oluyor oyuncu ve taraftar seviniyor, kendinden geçiyor spiker coşkuyla bağırıyor ve sonra bir anda bir şey oluyor. VAR devreye giriyor ve aaa gol iptal! Dediğim gibi kararın doğru veya yanlış olmasını değil futbolun ruhunun kaybolup kaybolmadığını sorgulamak lazım. Evet, belki doğru olan karar veriliyor ama taraftarlar ve ekran başındakiler kendilerini 1 dakikalığına kandırılmış hissetmiyor mu? Bu, ileride futbol kültürünün oluşmasına ne gibi zarar veya fayda getirecek? Asıl bunu tartışmak lazım.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR