Karlov cinayetinin ilk duruşmasında çarpıcı ifadeler
Ankara 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada 13 tutuklu sanık hazır bulunurken tutuksuz sanıklardan bazıları da SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.
GÜNDEM , 08 Ocak 2019 Salı, 15:27
Karlov cinayetinin ilk duruşmasında çarpıcı ifadeler

Örgüt üyesi olmak ve polis okulunda okuduğu yıllarda FETÖ adına faaliyetlere katılmak suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık Bilal Dereli, savunmasında 3'üncü denemesinde 2012 yılında polis okulunu kazandığını söyledi. Daha önce bu yapıyla hiçbir irtibatı olmadığını söyleyen sanık, polis okulunda kendisini ilk kez toplantılara Bayram Babacan isimli öğrencinin çağırdığını söyledi. Gittiği evde, tanımadığı iki kişinin bulunduğunu, bunlardan birinin adını Musaf diye hatırladığını belirterek, "Bu apartman dairesinde polis okulundan tanığım Erdem Bulut, Kadir Halat, Hasan Koç, Yılmaz Yalçıntaş isimli öğrenciler vardı. Evde ismini hatırlamadığım bazı öğrenciler daha vardı. Bu evde kısa bir süre oturduktan sonra kız arkadaşımla randevum olduğunu söyleyerek ayrılmak istedim. Ancak Musaf isimli kişi bana tepki gösterdi. Tartışma çıkınca evden ayrıldım. Eve ikinci gittiğimde Musaf bana okuduğum kitapları sordu. Ben Hüseyin Nihat Atsız'ın kitaplarını okuduğumu söyleyince, 'Bunlar kafatasçı, bunlar okuma daha iyi kitaplar var' dedi. Bana Fethullah Gülen'in kitaplarını önerdi. Ben karşı gelince tartışma çıktı ve ben yine evden ayrıldım" diye konuştu.

'SINIF KOMİSERLERİNİN TAMAMI FETÖ'CÜYDÜ'

Bu olaydan sonra da Musaf adlı kişinin kendisini tekrar aradığını, ancak telefonlarına bakmadığını söyleyen sanık, "Bu kez sabit hattan aradı. Tanımadığım için telefonu açtım. Bana, 'sen iyi bir arkadaşsın, seni okulda atacaklar, gel konuşalım' diyordu. Öte yandan okulda üzerime acayip gelmeye başladılar. Sınıf komiserlerinin hepsi bunlardanmış. Sürekli ceza almaya başladım. 40 puan ceza alan okuldan atılıyordu. Ceza almamaya dikkat ettiğim halde sakal tıraşı olmadığım gerekçesiyle ceza puanları aldım. Ceza puanım 30'u aştı. Sınıf komiserlerinin tamamı FETÖ'cüydü" diye konuştu.

BERATINI İSTEDİ

Bu yapıdan uzak durmak için uğraştığını tekrarlayan sanık, "Bir defasında okulun düzenlediği paintball turnuvası oldu. 'Okul düzenliyor' dediler. Sonra da bunu FETÖ'cülerin düzenlediğini öğrendim. Bunlarla başka bir irtibatım, ilişkim olmadı. Örgütle daha sonra bir irtibatım olmadı. Örgüt beni milliyetçi muhafazakar yapımdan dolayı, kazanılabilecek kişi olarak fişlemiş. Suçsuzum. Beratıma karar verilmesini talep ediyorum" dedi. Sanık, suikastı yapan Mevlüt Mert Altıntaş'ı da okulda tanımadığını ve ilişkisi olmadığını ileri sürdü.

"ATATÜRK'ÜN SEVİLMEDİĞİNİ BEN İLK KEZ POLİS OKULUNDA GÖRDÜM"

Örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuksuz yargılanan polis memuru Doğukan Söylemez de ifadesinde şunları söyledi:

"Ailem tarafından Atatürkçü olarak yetiştirildim. Babam da polis. En büyük hayalim polis olmaktı. Sınava ikinci girişimde zar zor kazandım. Benim terör örgütü ile tanışmam, 2012 yılında gittiğim İzmir Buca'daki polis okulunda oldu. Ben ilk kez polis okulunda, Atatürk'ün eleştirildiğini, sevilmediğini, 'Hoca Efendi' sözleri ile de Fethullah Gülen'in övüldüğünü gördüm. Sınıf 40 kişiydi. Sınıfta Kaan Bülbül isimli bir öğrenci vardı. Örgütün propagandasını bu kişi yapardı. Birkaç kez beni davet ettiler; ancak ben kulak asmadım. Ancak Kaan Bülbül'ün ısrarları üzerine pikniğe gittim. Burada 'Hamza' isimli kişiyle tanıştım. Dini sohbetler başlayınca rahatsız oldum. Bu kişi daha sonra beni aramaya başladı. Ben tersledim. Bana, yardım etmek vaadinde bulunuyordu. Ben yardıma ihtiyacım bulunmadığını, ihtiyacı olan kişilere yardım etmesini söyledim. Meslekte iyi yerlere gelmemde yardımcı olacaklarını söyledi. Ancak ben kendilerine kesinlikle yanaşmadım" dedi.

"ÖRGÜT BENİ HİÇBİR ZAMAN KAZANAMADI"

Örgüte yaklaşmadığı için sürekli baskılara maruz kaldığını söyleyen sanık Söylemez, örgütün kendisini kazanılmaya çalışılan kişi olarak fişlediğini belirterek, "Ancak örgüt beni hiçbir zaman kazanamadı. Polis okulundan sonraki 4 yıllık meslek hayatım boyunca da örgütle irtibata geçmedim. Okulu bitirdikten sonra Ankara Çevik Kuvvet'e atandım. Burada tanıdığım bir polis Sağlık Bakanının korumalığını yapıyordu. Edirne'den tanıştığım bu kişinin referansıyla Mehmet Müezzinoğlu'nun korumalığını yaptım" dedi.

"ALTINTAŞ İLE TESADÜFEN AYNI SIRADA OTURDUK"

Gözaltına alındıktan sonra savcının, polis okulunda aynı sınıfta oldukları Mevlüt Mert Altıntaş'ın, sosyal medyadan kendisiyle ilgili araştırmalar yaptığını söylediğini belirten sanık Söylemez, "Muhtemelen koruma olduğumu bildiği için araştırma yapmış. Ben kendisiyle kesinlikle bir ilişkide bulunmadım. Benim talihsizliğim sadece bu kişiyle aynı okulda okumam oldu. Savcı ilişki bulamayınca örgüt üyeliğinden dava açtı. Örgüt üyeliğini suçlamalarını reddediyorum" şeklinde konuştu.

Sanık Söylemez, okulun ilk yıllarında Mevlüt Mert Altıntaş'la tesadüfen aynı sırada oturduğunu, bir süre sohbeti olduğunu ancak Altıntaş'şın, Sercan Başer'le arkadaşlık kurmaya başladıktan sonra değiştiğini ve kendisinden uzaklaştığını iddia etti.

Duruşma diğer sanıkların savunmalarıyla devam ediyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR