Şehit cenazesi mi gelsin...
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, çözüm sürecini değerlendirerek "Bu ülkenin barışa ihtiyacı var, İmralı'dan istifade etmek suretiyle belli bir noktada silahların susacağı, bırakılacağı, terörde en asgari bir noktaya gelinebilir mi diye düşünüldü" dedi.
GÜNDEM , 02 Nisan 2013 Salı, 09:44
Şehit cenazesi mi gelsin...

TRT Haber kanalında Neler Oluyor programına katılan Arınç, TRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Böken'in sorularını cevapladı.

Bülent Arınç, İsrail'in Türkiye'den özür dilemesiyle ilgili, 'Türkiye, inatla, ısrarla ama ihlas ve samimiyetle sürdürdüğü dış politikasında muhteşem bir başarı kazandı. Bunu hepimizin alkışlaması lazım' dedi.

ÖZRÜN SURİYE İLE İLGİSİ VAR MI

İsrail'in özrünün Suriye ile ilgili olup olmadığı yönündeki soruyu Arınç, 'İsrail açısından olabilir ama Dışişleri Bakanımız da gensoru dolayısıyla ifade etmişti. Yani bizim İsrail ile vardığımız bu nokta ne İran'ı ne Suriye'yi ne Irak'ı doğrudan ilgilendirmiyor. Yani biz oraya bakarak bu noktaya gelmiş değiliz ama İsrail oralara bakarak bu noktalara gelmiş olabilir. Onu bilemem' diye yanıtladı.

'BAŞBAKAN GAZZE'DE YAŞANANLARI GÖRMEK İSTİYOR'

Arınç, Başbakan Erdoğan'ın planladığı Gazze ziyaretiyle ilgili, ziyaretin kesin olmamakla birlikte nisan ayında gerçekleşebileceğini bildirdi. Arınç, 'Sayın Başbakanımızın da Türkiye içi ve dışı pek çok gündem maddeleriyle yoğun olduğunu biliyoruz ama istek ve arzusu budur. İnşallah nisan ayı içinde bir Gazze veya Filistin ziyareti yaparak, bizzat bazı şeyleri yerinde görmek istiyor' ifadesini kullandı.

'SURİYE'NİN BÖLÜNME TEHLİKESİ VAR'

Arınç, Türkiye'nin Suriye politikasında, toprak bütünlüğünde de siyasi egemenliğinde de teklikten yana olduğunu kaydetti.

Etnik, mezhepsel ayrışmanın birliği, beraberliği parçalayacağı, Suriye'yi bölünmüş, güçsüzleşmiş, kendi içinde kavgalı bir ülke haline getirebileceğini bildiklerini anlatan Arınç, 'Türkiye, bütün bu tehlikelere dikkat çekerek Suriye'nin bir ve bütün olarak kalmasını ve bu sıkıntılı durumdan da bir an evvel çıkmasını istiyor' dedi.

Arınç, Türkiye'nin bu tehlikeyi önleyebilecek bir politika izlediğini dile getirerek, bir bölünme parçalanma olmaması için iç ve dış politikanın sürekli hazır tutulduğunu kaydetti.

'ŞEHİT CENAZESİ Mİ GELSİN İSTİYORSUNUZ?'

Bülent Arınç, "Sonunda Nevruz'la karşılaştık. Nereden baksanız 10 gün kadar oldu orda Öcalan'ın mektubu okundu orada çok önemli mesajlar verildi. Önemli diyorum çok doğru, çok iyi aferin deme noktasında değilim. O kişinin kim olduğunu neyle suçlandığını hepimiz çok iyi biliyoruz ama ortada bir vakıa var. Onun iradesine kendi iradelerini teslim ettiğini söyleyen doğruysa binlerce insan var. Dilekçe verdiler onun iradesi bizim de irademizdir diye bunu göz ardı edebilir misiniz? Akıllı siyaset bu değil ki yine şehit cenazesi mi gelsin yine gözyaşı mı olsun onu mu istiyorsunuz. Hayır o zaman bundan niye rahatsız oluyorsunuz. Ne diyor o kişi, silahlar sussun fikirler konuşsun diyor. Buna mı itiraz edeceğiz nesine itiraz edeceğiz. Efendim yalandır yalansa yalanını göreceğiz. Niyet sorgulamıyoruz açık kalbine bakamayız, dediklerine bakacağız demek ki bundan da bir ilerleme olabilir" dedi.

ERGENEKON VE BALYOZ DAVALARINA GÖNDERME

Çözüm sürecine CHP ve MHP'ye oy verenlerden hatırı sayılır bir kesimin de destek verdiğini belirten Arınç, muhalefeti kastederek 'En azından şunu söyleyebilirler, 'evet biz böyle yapmazdık ama bu sürecin sonunu görmek istiyoruz. Bize düşen bir şey olursa bize de sorun' diyebilirler kapıları kapatmadan, insanları mahkum etmeden suçlamadan' dedikten sonra, Böken'e "Seni zor durumda bırakmayayım, özel tv'de olsam daha da konuşurdum" diyerek takıldı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR