Şentop'tan 'samimiyet' çağrısı
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı'nda "Ortak Evimiz Avrupa" temalı oturumda yaptığı konuşmada, Avrupa ülkelerine, "Oyunu biz kurarız, diğer devletler sadece oynar dünyası bitti" diye seslendi.
GÜNDEM , 24 Ekim 2019 Perşembe, 19:08
Şentop'tan 'samimiyet' çağrısı

TBMM Başkanı, Avrupalıları, dünyada gerçekten neler olup bittiğini samimiyet ve empatiyle anlamaya çağırarak, ikiyüzlü davranmaya son verilmesini istedi. Başkan Şentop, "Bütün dünya insanlarına çıkar elde etme amacı dışında bizim gibi Adem ve Havva'nın eşit çocukları olarak bakamazsak, Avrupa şehirlerinde sırça köşklerde oturup "Avrupa Değerleri" retoriği ile kendi kendimizi aldatıp dururuz. Ve Oyun dışı kalırız. Türkiye'yi bölmeye çalışan terör örgütünün uzantılarını koruyup kollarken demokrasiden bahsedip Mısır'da demokrasinin kökünü kazıyan darbeciyi sevip desteklemeyeceğiz. Mısır'da da demokrasi, diyeceğiz. İşimize gelince demokrasi havarisi olup işimize ve çıkarımıza gelmeyince demokrasiyi yıkan darbecilerin başını okşamayacağız" dedi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Strazburg'da AKPM Genel Kurul salonunda iki yılda bir gerçekleştirilen "Başkanlar Konferansı"nda konuşma yaptı. "Evimiz Avrupa" başlıklı oturumda kürsüye çıkan TBMM Başkanı, insanların çok uzun mücadeleler sonucunda oluşturduğu mekanizma ve kurumların zaman geçtikçe varlık sebeplerinden uzaklaşabildiğine dikkat çekti. Bu nedenle geriye dönüp neden ve nereden yola çıkıldığına bakılması gerektiğine işaret eden TBMM Başkanı, Avrupalı Parlamento başkanlarına, "Bu sebeple "Evimiz Avrupa" başlığını, sadece belli retoriklerin, belli tekrarların, belli güzellemelerin dile getirilmesine zemin olacağı için değil, iyi niyetli bir iç değerlendirme, bir sorgulama yapmak için bir vesile olarak görüyorum. Burada "içeriden" bir konuşma yapacağım; evin içinden" sözleriyle seslendi.

"Dünyada olup biteni tüm çıplaklığı ve bütün acıtıcılığıyla kavramak zorundayız" diyen TBMM Başkanı, şunları söyledi:

"Aksi halde, bazı arkadaşlarımız Avrupa Değerleri retoriğiyle konuşur, güzellemeler yapar; ama Avrupa'da ırkçılık yükselir, İslam düşmanlığı güçlenir, yabancı düşmanlığı had safhaya varır, dünyanın bir çok coğrafyasında savaşlar, çatışmalar, katliamlar, ölümler devam eder,

devletleri, ülkeleri ve coğrafyaları istikrarsızlaştırmanın ve dış müdahaleye açık hale getirmenin aracı olarak kullanılan esasen Batı kaynaklı olduğuna inandığım uluslararası terörizm büyür, güçlenir. "petrole hücum" sloganıyla yola çıkan doymak bilmez emperyalist iştahlar Orta Doğuyu, Doğu Akdeniz'i çatışmaların merkezi haline getirmeye çalışır, Demokrasi, insan hakları stratejik bölgeleri kontrol etmenin ve petrol iştahının maskesine dönüştürülür."

Avrupa'nın bugün atıf yapılan değerleri, ağır sömürgecilik, insan ticareti, başka coğrafyaların zenginliklerini alıp götürmeyle öğrendiğine dikkat çeken TBMM Başkanı Şentop, sömürgelerin ve kontrol edilen pazarların sayısını arttırmak için gerçekleştirilen ve 20 milyona yakın insanın öldürüldüğü Birinci Dünya Savaşı ile sonuçları kimseyi memnun etmediği için yenilenen savaş üzerine 70 milyona yakın insanın öldürüldüğü İkinci Dünya Savaşı'nın yaşandığına işaret etti. TBMM Başkanı şöyle devam etti:

"İnsanlık tarihinin en büyük katliamları bu bulunduğumuz coğrafyada yaşandı. İnsanlık tarihin en kanlı ve uzun savaşları bugün üzerinde konuştuğumuz topraklarda yaşandı. Bu savaşların ve ölümlerin failleri Ortadoğu halkları değildir; Afrika halkları değildir, Asya halkaları değildir. Fail belli: Avrupa."

"SIRÇA KÖŞKLERDE OTURUP..."

TBMM Başkanı, Avrupa'nın bu arka planı unutmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Dünyada gerçekten ne olup bittiğini samimiyetle ve empatiyle anlamaya çalışmazsak, başka coğrafyalardaki devletlere halklara, bütün dünya insanlarına çıkar elde etme amacı dışında bizim gibi Adem ve Havva'nın eşit çocukları olarak bakamazsak, Avrupa şehirlerinde sırça köşklerde oturup "Avrupa Değerleri" retoriği ile kendi kendimizi aldatıp dururuz. Ve Oyun dışı kalırız. Öncelikle, Avrupa Değerlerinin birer değer olduğuna, samimiyetle bütün insanlar için geçerli olması gereken değerler olduğuna biz inanacağız. Bu değerleri, sömürü ve işgal heveslerinin, maddi çıkarların aracı olarak kullanmayacağız. Demokrasi ve insan haklarını başka ülkelerin içişlerine karışmak için bir araç olarak kullanmayacağız. İşimize gelince demokrasi havarisi olup işimize ve çıkarımıza gelmeyince demokrasiyi yıkan darbecilerin başını okşamayacağız."

TBMM Başkanı, "İkinci olarak, çifte standardı bırakacağız" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsanlar sadece Avrupa şehirlerinde yaşamıyor. Afrika'da, Ortadoğuda, Asya'da, Güney Amerika'da da insanlar yaşıyor. Bizim gibi, aynı. Biz ne kadar insan haklarına, demokrasiye, asgari insani şartlarda bir hayata layık isek onlar da öyle. Türkiye'yi bölmeye çalışan terör örgütünün uzantılarını koruyup kollarken demokrasiden bahsedip Mısır'da demokrasinin kökünü kazıyan darbeciyi sevip desteklemeyeceğiz. Mısır'da da demokrasi, diyeceğiz.

Türkiye'de bölücü terör örgütü ile işbirliği içinde hareket ettiği tespit edilen bir parti kapatıldığı zaman eskiden demokrasi nutukları çekip, Batasuna partisinin kapatılmasını AHİM'nin doğru bulması durumunda değerlendirme yapmazsak o zaman demokrasiyle ilgili samimi olup olmadığımız tartışılır..."

Artık, bazı ülkelerin sadece haklara, bazı ülkelerin ise sadece sorumluluk ve yükümlülüklere sahip olduğu bir dünya olmadığına vurgu yapan TBMM Başkanı, "Bunun farkına varmalıyız. Her devletin hakları var, yükümlülükleri var. Oyunu biz kurarız, diğer devletler sadece oynar dünyası bitti. Eğer hala o dünyadaysanız oyun dışı kalmışsınız demektir. Dünya üzerinde, kendi kararını kendisi veren, sadece kendi halkının çıkarlarına göre hareket eden devletlerin sayısı hızla artıyor. Dünyayı her birimiz için yaşanır kılabilmek, ancak bütün insanlar için yaşanabilir bir dünya yapmaktan geçiyor" diye konuştu.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR