Susmaktansa siyaseti bırakır giderim
Türkiye'yi, Suriye'deki bataklığa çekmek için yapılan her provokasyon karşısında soğukkanlı olunması gerektiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Tuzağa düşmeyeceğiz. Bu yapılanları da yapanın yanına kar bırakmayacağız'' ifadesini kullandı. Başbakan, böyle bir hüznün ranta çevrilmek istenmesini de ahlaksızlık olarak niteledi.
GÜNDEM , 12 Mayıs 2013 Pazar, 17:03
Susmaktansa siyaseti bırakır giderim

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul Kadın Kolları Başkanlığı'nın düzenlediği "Analar Ağlamasın" temalı Anneler Günü programında konuştu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasında Reyhanlı'daki saldırılara değindi.

Başbakan, ''Saldırı sonrası hükümeti suçlamak fırsatçılıktır. Bugün bir olmak, beraber olmak, 76 milyon acıyı paylaşmak, saldırılara birlikte göğüs germek, tüm dünyaya birlik fotoğrafı sunmak zorundayız'' değerlendirmesinde bulundu.


Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:

''Maalesef bugün bir Anneler Günü'nü daha hüzün içinde idrak ediyoruz.Dün Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 2 bomba yüklü aracın infilak etmesi sonucu 46 kardeşimizi kaybettik. 19'u ağır 55 kardeşimiz de halen tedavi altında. Bu saldırıların hemen ardından bölgedeki çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Olayın aydınlatılması için çalışmalar hemen başlatıldı. Milletçe büyük bir hüzün içindeyiz. Tek yürek olarak bu acıyı aşacak, böyle acıların yaşanmasının da önüne geçeceğiz. Gerek Reyhanlı'daki saldırılar, gerek Suriye meselesi bazı hususları paylaşmak arzusundayım. Öncelikle şunu vurgulamak durumundayım. Bizi, Türkiye'yi Suriye'deki kanlı bataklığın içine çekmek için yapılan her provokasyon karşısında soğukkanlı olmak zorundayız. Türkiye'nin sabrı, soğukkanlılığı adete test ediliyor. Özellikle Hatay ilimizde bir takım hassasiyetleri tahrik etmek suretiyle fitne çıkarılmak isteniyor.

Suriye'deki mesele AK Parti'nin Recep Tayyip Erdoğan'ın meselesi değil Türkiye'nin, milletimizin meselesidir. Düşürülen uçak AK Parti'nin uçağı değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin uçağıdır. Şehit edilen polisler Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin polisleridir. Alçakça katledilen masum insanlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıdır. Bugün bir olmak, beraber olmak zorundayız. Saldırı sonrası hükümeti suçlamak fırsatçılıktır.

Saldırılara birlikte göğüs germek zorundayız. Bugün 'Ben demiştim' diye ortalıkta böbürlenme günü değildir. Bu saldırıların amacı en başta milletimizin fertleri arasına fitne sokmak, zihninde soru işaretleri oluşturmaktır. Buna müsaade etmeyeceğiz. Benim Reyhanlı'daki kardeşlerim biliyorum bu Anneler Günü'nü hüzün içinde kutladı. Lütfen tahriklere karşı dikkatli olun. Bizi birbirimize hasım etmeye çalışanlara prim vermeyin. Bu saldırılar Suriye politikamıza yönelik değil, büyüyen bir Türkiye'ye yönelik saldırılardır. Tuzağa düşmeyeceğiz. Bu yapılanları da yapanın yanına kar bırakmayacağız.

Bizi, Türkiye'yi, Suriye'deki kanlı bataklığın içine çekme yönündeki her provokasyon, her tahrik karşısında, son derece dikkatli, son derece hassas, en önemlisi de son derece soğukkanlı olmak zorundayız. Büyük devlet, hadiseler karşısında soğukkanlılığını muhafaza edebilen, aklıselimle düşünebilen, aklıselimle hareket edebilen devlettir.''

AFGANİSTAN'DA REHİN TUTULAN 8 TÜRK

Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda ise Afganistan'da rehin alınan 8 Türk'ten 4'ünün kurtarıldığı müjdesini verdi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR