Üçlü Zirve sona erdi! Liderlerden önemli açıklamalar...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Çankaya Köşkü'nde beşinci üçlü Suriye Zirvesi yapıldı. Öncesinde ise liderler öncesinde iki görüşmeler gerçekleştirdi. Liderler üçlü görüşme öncesi bir araya gelerek aile fotoğrafı çektirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'nin toprak bütünlüğü ve kalıcı çözümde tam mutabakat var" dedi. Liderler Suriye Anayasa Komitesi'nde listenin onaylandığını belirti.
GÜNDEM , 16 Eylül 2019 Pazartesi, 19:09
Üçlü Zirve sona erdi! Liderlerden önemli açıklamalar...

Suriye'de kritik gelişmelerin yaşandığı bir süreçte başkent Ankara, ikinci kez üçlü Suriye zirvesine ev sahipliği yaptı.

Astana formatında "Beşinci Türkiye-Rusya Federasyonu-İran Üçlü Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Çankaya Köşkü'nde görüştü.

ERDOĞAN: BARIŞ KORİDORU KORUNAKLI LİMAN OLACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan kapanış konuşmasında, "Suriye'deki yangının söndürülmesi için bugün beşinci kez bir araya geldik. Suriye'deki ihtilafı tüm boyutlarıyla ele aldık. Yaptığımız görüşmelerin her açından verimli geçtiğine inanıyorum. Suriye'nin toprak bütünlüğüyle, siyasi birlik konusunda hepimizin aynı hassasiyete sahip olduğumuzu teyit ettik. DEAŞ'la mücadele adı altında terör örgütlerine destek verilemeyeceğini paylaştık.

Nisan ayından bu yana İdlib'e yönelik operasyonlarda hayatını kaybeden sivillerin sayısı bine yaklaştı. Yüzbinlerce insan yeniden yollara düştü. Türkiye olarak sınırlarımızın hemen ötesinde yeni bir insani dramın yaşanmasına göz yumamayız. Bugünkü görüşmede Soçi Mütabakatı'na ilişkin görüşlerimizi tekrar mütalaa ettik. Önümüzdeki günlerde bölgede hayırlı gelişmeler yaşanacağını ümit ediyoruz. Ortak çabalarımızla Suriye Anayasa Komitesi konusundaki pürüzler giderilmiştir.

Zirve kapsamında Fırat'ın Doğusu'ndaki durumu da istişare ettik. Bu mesele hem Türkiye hem Suriye için kritik önem taşıyor. Halihazırda Suriye topraklarının dörttte birinden fazlası örgütün kontrolünde bulunuyor. Örgüt burada her türlü zulmü işliyor. Dün Çobanbey'de düzenlenen kalleş saldırı bunun en son örneğidir. Suriye'nin geleceği için en büyük tehlike kaynağı PKK ve onun uzandısı olayan YPG/PYD'dir. YPG varlığı devam ettikçe Suriye huzura kavuşamaz. Nihai hedefimiz Suriye'nin kuzeyinde bir barış koridoru tesis ederek ülkenin bölünmesini engellemek. ABD'ye iki hafta içerisinde hedeflenen başarıyı yakalayamazsak kendi adımlarımızı atacağımızı her iki ülkeye de ilettim.

Ülkemizin yeni bir göç akınını kaldırması mümkün değildir. Fırat'ın Doğusu'ndaki barış koridoru mülteciler için de bir liman olacaktır. Bu hattı Deyrizor, Rakka tarafına indirirsek geri dönecek sığınmacı sayısı üç milyonu aşabilir. Geri dönecek Suriyeli kardeşlerimiz için bu bölgelerde uluslararası toplumun da desteğiyle yeni yaşam bölgeleri inşa edilmesi mümkündür. Bu çerçevede yakın zamanda önemli bir adım attık. Irak, Lübnan ve Ürdün'le birlikte Suriyeli mültecilerin geri dönüşü için bir konferans düzenlenmesi için çalışmalar gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Anayasa Komitesi'ne ilişkin soruya, "Pürüz kalmadı diyebilirim. İnanıyorum ki komite çalışmalarına başlayacak. Ortak yaklaşımımız da bu. Tarih vermek doğru olmaz ancak başlık olarak Cenevre süreci diyebiliriz buna. Cenevre süreci bu işin belirleyicisi olacaktır. Hızlandırmak üç ülke olarak bizim amacımız. Soçi'de attığımız mutabakatlarlada bu konuda neticeye varmak arzumuz.

Her şeyden önce Yemen'de bu süreç nasıl başladı bunun üzerinde durmak gerekir. Yemen yerle iksan oldu. Bunun müsebbibi kimlerdir bunun üzerinde durmak lazım. Yemen'deki insanlar da şüphesiz ki belirli bir hazırlığın içerisinde olmuşlardır. Gönül böyle şeyleri arzu etmiyor ama gelinen nokta Yemen'in yeniden inşası neler yapabiliriz onu konuşmamız gerekiyor. Yemen kendi ayakları üzerine kalkacak altyapıya sahip değil. Aynı şey Suriye için de geçerli. Filistin'in durumu ayrı bir felaket onun üzerinde de durulması gerekiyor. Şu anda bakıyorsunuz Müslüman, Müslümanla uğraşıyoruz. İlk defa Yemen'e bu bombaları kim attı sorusunun cevabını bulursak gelinin noktada bunun sonuç olduğunu görürüz" şeklinde yanıt verdi.

Güvenli bölge çalışmalarına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Trump 30 kilometre gibi bir ifade kullanmıştır. 911 kilometrelik bir sınırımız var. Türkiye'de 3,6 milyon Suriyeli var. Biz şu ana kadar mültecilere yaptığımız harcama 40 milyar doları aşmış durumda. Bize gelen yardım 7 milyar euro kapsamında. Bunlar bizim bütçemize girmiyor. Biz 911 kilometreden vazgeçtik 450 kilometre boyda konut inşaası yapalım. Aileler kapalı alanda kalsın. Diğer alanlarde toprak ekip biçsin. Altyapıyı yapalım ve onlara iş imkanı sağlayalım. Buraya uluslararası bir destek kampanyası düzenlenebilir. Bu insanları kendi topraklarına taşırız. Temennim odur ki bu adımlar atılabilirse bu insanlar da bu çadır hayatından kurtulmuş olurlar" dedi.

RUHANİ: AMERİKALILAR SURİYE'Yİ BÖLMEYE ÇALIŞMIŞTIR

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, "Ne mutlu ki üç ülkede Suriye'yle ilgili konularda görüş birliği içindedir. Hepimiz Suriye'nin toprak bütünlüğü konusunda hemfikiriz. ABD, Suriye'de ya teröristleri desteklemiştir. Amerikalılar Suriye'yi bölmeye çalışmıştır. ABD, Golan Tepeleri'ni başka bir ülkeye bağışlamıştır. Bu ABD'nin kötü niyet sahibi olduğunun göstergesidir. İsrail'in gündelik saldırılar düzenlediğini görüyoruz.

Hepimiz Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve yasal birliğine saygı duyuyoruz. Halen İdlib'de terörist örgütler bulunmaktadır. 9 seneden beri Suriye halkı eziyet çekmektedir. Hepimiz teröristlere kimlerin destek verdiğini biliyoruz. İdlib'deki teröristlerle mücadele etmeliyiz ve Suriye devletine yardımcı olmalıyız. Aynı şekilde de Fırat'ın Doğusu'nda da ABD destekli terörist gruplar etkindir.

Suriye halkı kendi evlerine dönmek ister. Suriye'nin yeniden yapılanmasına yardımcı olmalıyız. Suriye halkına destek olmalıyız. Ben bir kez daha Türkiye'ye teşekkür ediyorum. Anayasanın bir an önce düzenlenmesini umut ediyorum. Altıncı toplantımza İran'da ev sahipliği yapmayı umuyorum" şeklinde konuştu.

Ruhani, Anayasa Komitesi'ne ilişkin soruya, "Anayasa Komitesi konusunda çok fazla görüşme yaptık. Bugün bu komite tamamen oluşmuş durumda. Umuyoruz ki yakın zamanda çalışmalarına başlayacaktır. 2020-2021 yıllarına kadar Suriye'de seçimler için uygun atmosferin oluşmasını umuyoruz. Sanırım komitenin işlerine başlaması için yakın gelecekte uygun bir ortam hazırlanacaktır. Anayasanın revize edilmesi çok ince bir iştir. Her kesimin görüşleri ve çıkarları adilane bir şekilde yeni anayasada göz önüne alınmalıdır. Başlangıcı zor olmasına rağmen bunun ileride meyve vereceğini düşünüyorum. Bu süreç zor olacaktır ama hepimiz destek vermeliyiz" ifadeleriyle yanıt verdi.

İran Cumhurbaşkanı, Suudi Arabistan'a yapılan saldırıya, "Bu Yemen'e saldırılarla başlamıştır. Bunu Yemen'e saldıranlara sormak lazım. Yemen halkı bu saldırılara karşılık veriyor. Ülkelelerinin viran edilmesine göz yummuyorlar. Meşru savunma haklarını kullanıyorlar. Yemen'in çözüm yolu siyasidir. Eğer Astana, Yemen için bir model olsa oraya da istikrar ve barış getirmek için çaba gösterilir. O zaman petrol de güvenli bir şekilde üretilir ve ihraç edilir" ifadeleriyle değerlendirmesini yaptı.

PUTİN: ANAYASA KOMİTESİ'NİN LİSTESİ ONAYLANMIŞTIR

Rusya lideri Putin ise kapanış konuşmasında, "Suriye'de barışa ve istikrara siyasi yollarla ulaşmak mümkün olacaktır. Suriye'nin toprak bütünlüğünü destekleyen üç ülkeyiz. Üç garantör ülkesinin toplantıları uzman düzeyinde devam edecektir. Önümüzdeki Astana toplantısı Ekim ayında Kazakistan'ın başkenti Nur Sultan'da yapılacaktır.

Anayasa Komitesi'nin listesi onaylanmıştır. İdlib'de gerginliğin azalması için mutabık kaldık. Bu konuda ilave adımlar atacağız. Biz terörün yok edilmesi için Suriye ordusuna kısıtlı operasyonlarda destek vereceğiz. Bizim mutabakatımız terör örgütlerini kapsamamaktadır. Eğer uluslararası örgütler Suriye'de barışın sağlanmasını istiyorsa, yardım sağlamalıdırlar. Sayın Erdoğan'la ikili görüşmemizde Rusya-Türkiye ekonomik ilişkilerini değerlendirdik. Bizim askeri-teknik alanda işbirliğimiz pekişmektedir. Türkiye'ye altı milyondan fazla Rus turist gelecektir" dedi

Putin, Anayasa Komitesi'ne ilişkin soruyu, "Komitenin çalışmaları Suriye'deki siyasi çözüme katkı yapacaktır. Suriye hükümeti ve muhalefetiyle çalışmalar yaptık. Sayın Erdoğan bu noktada çok önemli çalışmalar yaptı. Usuller konusunda anlaşmamız lazım. Bu komitenin üyeleri dışarıdan baskı görmemelidir. Bizler üç garantör ülke olarak katkı sağlayacağız. Anayasa Komitesi için bir süre koymak istemiyorum. Aşırı gruplar bunu baltalamak isteyebilir çünkü onlar savaştan para kazanıyorlar. Suriyeliler kendi sorunlarını çözmeli bizde buna katkı sağlamalıyız.

ABD güçleri Suriye'de gayrımeşru olarak bulunmaktadır. İnanıyoruz ki Sayın Trump çekilme kararını uygulayacaktır.

Yemen'de büyük bir insanı kriz yaşanmaktadır. Kuran-ı Kerim'e atıfta bulunmak istiyorum. Sizler düşmansınız ama Allah sizlerin gönüllerini barıştırdı ve sizleri dost yaptı. Sizi bölen konular arka planda olmalıdır. Manevi yakınlığınız ön plana çıkmalıdır.

Bölgede Türkiye dahil olmak üzere bütün devletler kendi güvenliğini koruma hakkına sahiptir. Hepimiz Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Bütün yabancı unsurlar Suriye'den çekilmelidir." ifadeleriyle yanıtladı.

ZİRVE SONRASI AÇIKLAMA

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi öncesi bir araya geldi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde düzenlenen "Türkiye-Rusya Federasyonu-İran Üçlü Zirvesi" vesilesiyle Ankara'da bulunan Ruhani ve Putin, Cumhurbaşkanlığı Çankaya Köşkü'nde görüştü. İki ülke heyetlerinin de yer aldığı görüşmenin ardından Ruhani ve Putin, baş başa görüşmeye geçti. Basına kapalı yapılan baş başa görüşme yarım saat sürdü.

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından üç lider, beşincisi düzenlenen Suriye konulu Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi'ne geçti. Üçlü Zirvesi öncesinde, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin katılımıyla üç ülkenin bayrakları önünde aile fotoğrafı çekildi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: TAM BİR MUTABAKAT İÇİNDEYİZ

Zirvenin basına açık bölümünde konuşan Erdoğan, konuklarını Ankara'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

"Toplantımızın ülkelerimiz, bölgemiz ve Suriyeli kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını Rabb'imden niyaz ediyorum." ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

"2017 yılının Kasım ayında başlattığımız Astana formatındaki üçlü zirve süreci bugüne kadar önemli başarılara imza attı. Zirve toplantıları vesilesiyle son iki senede Suriye'de barış, güvenlik ve istikrarın yeniden tesisi amacıyla üç ülke olarak iş birliğimizi derinleştirdik. Suriye'nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğünün muhafazası, sahada sükunetin korunması, ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulunması noktasında tam bir mutabakat içindeyiz. Astana Platformu Suriye'deki yangının söndürülmesi için etkili çözümler üretebilen ve bunların hayata geçirilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegane girişimdir. Suriye'de barışın sağlanması için daha fazla sorumluluk üstlenmemiz, elimizi taşın altına daha fazla koymamız gereken bir dönemdeyiz. Siyasi çözüm umutlarının diri tutulması bizlerin gayretlerine bağlıdır. Ankara zirvesinin Astana sürecine yeni bir soluk kazandıracağına inanıyorum. Bugünkü toplantımızda İdlib başta olmak üzere sahadaki durumu, Fırat'ın doğusunda yaşanan gelişmeleri, siyasi süreçte gelinen aşamayı ve Suriyeli mülteciler meselesini ele alacağız."

"TERÖRDEN KAÇAN 3,6 MİLYON SURİYELİ TOPRAKLARIMIZDA YAŞIYOR"

Bu konularda genel bir durum muhasebesi yapmalarının, stratejilerini ve atacakları adımları belirlemelerinde faydalı olacağı kanaatinde olduğunu dile getiren Erdoğan, "Ülkemiz en sıkıntılı, en meşakkatli dönemlerinde Suriye halkının yanında olmuştur. Zulümden, terörden ve katliamdan kaçan 3,6 milyonu aşkın Suriyeliyi halen topraklarımızda barındırıyoruz." diye konuştu.

Eğitimden sağlığa kadar Suriyeli sığınmacıların insani şartlarda hayatlarını sürdürmeleri için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadıklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekatlarıyla hem Suriye'nin toprak bütünlüğünü hem de ülkemizin güvenliğini tehdit eden terör şebekelerine ağır darbeler indirdik. Cerablus, El Bab, Afrin gibi güvenli hale getirdiğimiz yerlere geri dönen Suriyeli kardeşlerimizin sayısı 360 bini buldu. İdlib'de attığımız müşterek adımlarla 4 milyon sivilin hayatını altüst edecek büyük bir trajedinin önüne geçtik. Fırat'ın doğusundaki terör bataklığını da kurutarak inşallah bu yöndeki çabalarımızı birlikte yeni bir merhaleye taşıyacağız. Zira dün Çobanbey'deki hastaneyi hedef alan terör saldırısı bölücü örgütün vahşi yüzünü bir kez daha göstermiştir."

RUHANİ: ABD BİR AN ÖNCE SURİYE'Yİ TERKETMELİ

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran'ın Suriye krizininin sadece siyasi yollarla çözülebileceğine, bunun da Suriye halkının katılımıyla gerçekleşeceğine inandığını belirterek, "ABD'nin Suriye'de asker bulundurması meşru değildir, ABD güçleri bir an önce bölgeyi terk etmelidir." dedi.

Ruhani, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de katılımıyla Ankara'da beşincisi düzenlenen Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi'nde konuştu.

Suriye konusunda ortak ilkelerin "Suriye'nin toprak bütünlüğüne, bölünmezliğine, egemenlik ve bağımsızlık hakkına saygı gösterilmesi ile dış güçlerin bu ülkenin iç işlerine müdahalesinin sona ermesi" olduğunu belirten Ruhani, bu hususlara ciddi şekilde riayet edilmesi gerektiğini vurguladı.

Ruhani, "İran İslam Cumhuriyeti, geçmişte olduğu gibi bugün de Suriye krizinin sadece siyasi yolla çözülebileceğine, bunun da salt yapıcı iş birliği ve Suriye'deki tüm halk kesimlerinin katılımıyla gerçekleşeceğine inanmaktadır." diye konuştu.

"Özgür ve bağımsız, başkalarının tehditi altında olmayan, işgal ve dış tehditlere uzak ve terörden arınmış, bütün evlatları doğuştan eşit vatandaşlık haklarına sahip olan birlik ve beraberlik içinde bir Suriye" vurgusu yapan İran Cumhurbaşkanı Ruhani, "Bu yolda sadece ve sadece Suriye halkı karar vermeli ve başkaları hiçbir şekilde onların iç işlerine karışma hakkını kendinde görmemelidir." ifadesini kullandı.

Ruhani, şöyle devam etti:

"ABD'nin, Suriye topraklarında gayri meşru olarak askeri güç bulundurması Birleşmiş Milletler üyesi ve bağımsız bir ülke olan Suriye'nin toprak bütünülüğünü ve milli egemenliğini tehlikeye atmıştır. ABD Başkanı, geçen yıl askeri güçlerini Suriye'den çekeceğini ifade etmişti. Ancak bu sözünün akıbeti de onun diğer sözleri gibi oldu. Zira bu sözler geçmişte gerçekleşmediği gibi, gelecekte de gerçekleşmesi için bir irade göstermemektedir. Şunun altını çizmek isterim ki, ABD güçlerinin bir an önce bölgeyi terk etmesi ve Suriye hükümetinin bu ülkenin diğer bölgelerinde olduğu gibi Fırat'ın doğusu ve kuzeyinde de egemenliğini sağlaması zaruridir."

PUTİN'İN AÇIKLAMALARI: İDLİB'DEKİ DURUM ENDİŞE VERİCİ

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Putin de Türkiye, Rusya ve İran'ın garantör ülkeler olduğu Astana sürecinin önemini vurgulayarak, "Rusya, Türkiye ve İran'ın garantör olduğu Astana süreci, Suriye'nin çözüm sürecine en etkin katkı sağlayan mekanizmadır." dedi.

Üç ülkenin ortak çabasıyla kaydedilen ilerlemeye işaret eden Putin, "Ortak çabalarımızla Suriye topraklarında istikrar sağlanmıştır ve şiddet seviyesi düşürülmüştür. Önemli olan, Türkiye, Rusya ve İran, Suriye'de kalıcı çözümün temellerini attı." diye konuştu.

Soçi'de 2018'de Suriye Ulusal Diyalog Kongresi yapıldığını anımsatan Putin, "Bu kongre sonucunda anayasa komitesinin oluşturulması kararı alındı. Söz konusu komite artık Cenevre'de hızlı şekilde çalışmalarına başlamalı. Komite listesi onaylanmıştır." ifadesini kullandı.

Putin, İdlib'de Gerginliği Azaltma Bölgesi'ndeki son gelişmelere de değinerek "İdlib'de çatışmasızlık bölgesinde durum endişe verici. Son dönemde aşırı grupların faaliyetleri burada aktif hale geldi. Burası teröristlere sığınak olmamalıdır. Buradan gelen terörist tehditleri tamamen yok etmek için ilave adım atmamız gerekiyor." dedi.

Suriye'nin kuzeydoğusundaki duruma ilişkin açıklamalarda bulunan Putin, "Suriye'nin kuzeydoğusunda durum endişe vericidir. Oradaki güvenlik sorunları Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması temelinde çözülmelidir. Suriye'yi nüfuz alanlarına bölmek kabul edilemez." şeklinde konuştu.

Putin, Rusya, Türkiye ve İran'ın, Suriye'nin yeniden inşasına katkı sağladığını belirterek insani yardım çalışmalarının da sürdüğünü kaydetti.

İnsani yardım konularında uluslararası topluma da çağrıda bulunan Putin, "Umuyorum, uluslararası toplum insani yardım konusunda, herhangi bir ayrımcılık ve siyasi ön koşul olmadan Suriye'nin yeniden inşa edilmesi konusunda katkı sağlayacaktır." dedi.

ÜÇLÜ ZİRVE ÖNCESİ İKİLİ GÖRÜŞMELER YAPILDI

Öncesinde ise ikili görüşmeler yapıldı. İlk olarak Erdoğan, Hasan Ruhani ile bir araya geldi. Heyetler arası ve baş başa görüşme yaklaşık 2 saat sürdü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından Rusya lideri Putin ile bir araya geldi. Yaklaşık 1.5 saat süren görüşmenin ardından heyetler arası görüşme yapıldı. Bu görüşme de yaklaşık 40 dakika sürdü.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR