Bursa Cezaevi’nin “tarihi” mahkumları: Nazım Hikmet ve Deniz Gezmiş
Bursa Cezaevi’nin “tarihi” mahkumları: Nazım Hikmet ve Deniz Gezmiş
Türkiye’nin siyasi tarihine damga vuran Deniz Gezmiş ve Nazım Hikmet Ran, farklı dönemlerde Bursa Cezaevi’nde yolları kesişmeden iz bıraktı.
Haber Giriş Tarihi: 06.05.2026 14:50
Haber Güncellenme Tarihi: 06.05.2026 15:07
Kaynak:
İsmail Karaduman
Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve Deniz Gezmiş’in Ulucanlar Cezaevi’ndeki idamının üzerinden tam 54 yıl geçti. İdam edilen 68 kuşağının liderlerinden Gezmiş’in yolu Bursa’dan da geçmişti.
Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun (THKO) kurucularından olan Deniz Gezmiş, 1960’ların sonundaki öğrenci hareketlerinin öne çıkan figürlerinden biri oldu. Türkiye İşçi Partisi üyeliği, üniversite işgalleri ve ABD karşıtı protestolarla adını duyuran Gezmiş, çeşitli eylemler nedeniyle defalarca tutuklandı. Filistin’de gerilla eğitimi aldıktan sonra Türkiye’ye dönen Gezmiş, silahlı eylemlere girişti.
1969 yılında yakalandıktan sonra Bursa Cezaevi'ne konuldu. Bursa Cezaevi’ndeki tutukluluğunun ardından tahliye edilen Gezmiş, 1970 yılında askere sevki sırasında firar etti ve daha sonra yeniden yakalanarak yargılandı. 12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında idama mahkûm edilen Gezmiş, 6 Mayıs 1972’de Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte idam edildi.
"FEDAKARLIK OLMAZSA DEVRİM DE OLMAZ"
Bursa Cezaevi'nde yatan Deniz Gezmiş’in, babası Cemil Gezmiş'e yazdığı mektup, gazeteci Can Dündar’ın “Abim Deniz” adlı kitabında yayımlandı.
Mektubunu aldım. Sevindim. Benim için burada endişelenecek bir durum yok. Her ne kadar kavga olduysa da bizim onlarla bir ilişkimiz yok. Kavga hükümlüde oldu. Ben ise müşahedede yatıyorum.
Burada rahatım yerinde. Canım da sıkılmıyor. Bol bol kitap okuyorum. Tahliyeyi falan da düşündüğüm yok. Nasıl olsa bir gün tahliye olacağım. Benim için önemli olan sizin durumunuz. Siz iyiyseniz bende iyiyim demektir. Sende çok iyi bilirsin ki fedakarlık olmasa devrim de olmaz. Şairin dediği gibi:
'Sen yanmasan/ Ben yanmasam/
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.'
Anneme Bora'ya Hamdi'ye selamlar.
Ya vatan ya ölüm.”
Fotoğraf: Abim Deniz (Can Dündar)
NAZIM HİKMET MOSKOVA'YA KAÇTI
Öte yandan Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Nazım Hikmet Ran da siyasi görüşleri nedeniyle uzun yıllar aynı cezaevinde kalmıştı. Komünist düşünceleri ve Türkiye Komünist Partisi üyeliği nedeniyle birçok kez yargılanan Hikmet, İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre hapis yattı. Eserleriyle uluslararası bir üne ulaşan şair, tahliye olduktan sonra 1951’de Türkiye’den kaçtı. Nazım Hikmet, 1963 yılında Moskova’da hayatını kaybetti ve burada defnedildi. Ran'ı Türk vatandaşlığından çıkaran 1951 yılındaki karar, 2009 yılında iptal edildi.
HAPİSHANE BİNASI YERİNE ADLİYE YAPILDI
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, 1988 yılında tescil edilen yapının tescil kararını 1990 yılında kaldırdı.
Hem Bursa’nın hem de Türkiye’nin ortak hafızanın mekânlarından biri olan cezaevi, içindeki hatıralar ve yaşanmışlıklarla beraber apar topar yıkıldı.
Cezaevinin yerine günümüzde Uluyol’da hizmet veren Bursa Adliyesi inşa edildi.
Fotoğraf : Nazım'ın Bursa Yılları (Güney Özkılınç)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bursa Cezaevi’nin “tarihi” mahkumları: Nazım Hikmet ve Deniz Gezmiş
Türkiye’nin siyasi tarihine damga vuran Deniz Gezmiş ve Nazım Hikmet Ran, farklı dönemlerde Bursa Cezaevi’nde yolları kesişmeden iz bıraktı.
Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve Deniz Gezmiş’in Ulucanlar Cezaevi’ndeki idamının üzerinden tam 54 yıl geçti. İdam edilen 68 kuşağının liderlerinden Gezmiş’in yolu Bursa’dan da geçmişti.
Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun (THKO) kurucularından olan Deniz Gezmiş, 1960’ların sonundaki öğrenci hareketlerinin öne çıkan figürlerinden biri oldu. Türkiye İşçi Partisi üyeliği, üniversite işgalleri ve ABD karşıtı protestolarla adını duyuran Gezmiş, çeşitli eylemler nedeniyle defalarca tutuklandı. Filistin’de gerilla eğitimi aldıktan sonra Türkiye’ye dönen Gezmiş, silahlı eylemlere girişti.
1969 yılında yakalandıktan sonra Bursa Cezaevi'ne konuldu. Bursa Cezaevi’ndeki tutukluluğunun ardından tahliye edilen Gezmiş, 1970 yılında askere sevki sırasında firar etti ve daha sonra yeniden yakalanarak yargılandı. 12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında idama mahkûm edilen Gezmiş, 6 Mayıs 1972’de Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte idam edildi.
"FEDAKARLIK OLMAZSA DEVRİM DE OLMAZ"
Bursa Cezaevi'nde yatan Deniz Gezmiş’in, babası Cemil Gezmiş'e yazdığı mektup, gazeteci Can Dündar’ın “Abim Deniz” adlı kitabında yayımlandı.
Gezmiş mektubunda Nazım Hikmet'in "Kerem Gibi" şiirinin unutulmaz dizelerini kullandı.
Gezmiş’in babasına yazdığı mektup şu şekilde:
“Baba
Mektubunu aldım. Sevindim. Benim için burada endişelenecek bir durum yok. Her ne kadar kavga olduysa da bizim onlarla bir ilişkimiz yok. Kavga hükümlüde oldu. Ben ise müşahedede yatıyorum.
Burada rahatım yerinde. Canım da sıkılmıyor. Bol bol kitap okuyorum. Tahliyeyi falan da düşündüğüm yok. Nasıl olsa bir gün tahliye olacağım. Benim için önemli olan sizin durumunuz. Siz iyiyseniz bende iyiyim demektir. Sende çok iyi bilirsin ki fedakarlık olmasa devrim de olmaz. Şairin dediği gibi:
'Sen yanmasan/ Ben yanmasam/
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.'
Anneme Bora'ya Hamdi'ye selamlar.
Ya vatan ya ölüm.”
Fotoğraf: Abim Deniz (Can Dündar)
NAZIM HİKMET MOSKOVA'YA KAÇTI
Öte yandan Türk edebiyatının en önemli isimlerinden Nazım Hikmet Ran da siyasi görüşleri nedeniyle uzun yıllar aynı cezaevinde kalmıştı. Komünist düşünceleri ve Türkiye Komünist Partisi üyeliği nedeniyle birçok kez yargılanan Hikmet, İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre hapis yattı. Eserleriyle uluslararası bir üne ulaşan şair, tahliye olduktan sonra 1951’de Türkiye’den kaçtı. Nazım Hikmet, 1963 yılında Moskova’da hayatını kaybetti ve burada defnedildi. Ran'ı Türk vatandaşlığından çıkaran 1951 yılındaki karar, 2009 yılında iptal edildi.
HAPİSHANE BİNASI YERİNE ADLİYE YAPILDI
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, 1988 yılında tescil edilen yapının tescil kararını 1990 yılında kaldırdı.
Hem Bursa’nın hem de Türkiye’nin ortak hafızanın mekânlarından biri olan cezaevi, içindeki hatıralar ve yaşanmışlıklarla beraber apar topar yıkıldı.
Cezaevinin yerine günümüzde Uluyol’da hizmet veren Bursa Adliyesi inşa edildi.
Fotoğraf : Nazım'ın Bursa Yılları (Güney Özkılınç)
Kaynak: İsmail Karaduman
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
BAKMADAN GEÇME...
POPÜLER VİDEOLAR