Alışacak mıyız?
Her alanda olduğu gibi futbolda da devrimin bir gecede olamayacağını belirttiğimiz bu yazıda, geçtiğimiz hafta ligimizde tüm dünyadaki video yardımcı hakem tartışmalarının 10 saniyelik kısa filmini izledik.
SPOR , 19 Aralık 2018 Çarşamba, 08:12
Alışacak mıyız?

Haber I Samet ZİNCİROĞULLARI I

Yolsuzluklarla suçlanan selefi Sepp Blatter'in yerine 2016'dan en üst koltuğa oturan Gianni Infantino,
Rusya'da düzenlenen 2018 Dünya Kupası sırasında, "Video Yardımcı Hakem Sistemi futbol için bir devrim olacak" demiş ve "3 yıllık deneme sürecinde %98 oranında fayda sağladığını gördük" demişti.
Bizim ligimizde de bu sezon uygulanmaya başlayan bu sistem bir kesime göre futbolun duygusallığını ve romantizmini öldürüyor, bir kesime göre de endüstri halini alan bu oyunun hata kaldıramayacak duruma gelmesi bu teknolojiyi zorunlu kılıyor.
Geçtiğimiz hafta oynanan Beşiktaş-Trabzonspor maçında da belki tüm dünyadaki bu iki görüş arasındaki "VAR" tartışmasını özetleyen bir pozisyon yaşandı. Beşiktaş'ın golü atak başlangıcındaki Lens'in ofsaytta olması nedeniyle iptal edildi.
Bu oyuna gelenekçi yaklaşanlar bundan memnun olmadı. Çünkü oyunun hikayesi bozulmuş tribündeki 35 bin taraftarın 10 saniyelik sevincinin yerini hakemin iptal kararı almış, herkes dip yapmıştı.
Dorukhan'ın hakemin kararını beklediği anlar belki de tüm dünyadaki VAR tartışmalarının 10 saniyelik kısa filmiydi.
Ancak realist yaklaşanlar için ise "VAR" tam da bu tip pozisyonlar için lazımdı. Ne olursa olsun hatadan dönülmüş ve yanlışın önüne geçilmişti. Trabzonsporlu futbolcuların hakkı yenmemişti.
İşte bu iki düşünce daha uzun yıllar birbiriyle tartışacak, didişecek. Hangi tarafta olduğunuz nasıl bir futbol ortamıyla büyüdüğünüzle doğru orantılı.
Belki de bundan 20 yıl sonra "Ya biz VAR olmadan nasıl oynuyor muşuz ?" denecek hale geleceğiz. Infantıno'nun VAR'a yaptığı devrim vurgusu önemli ama tarihten de feyz alırsak şunu bilmeliyiz ki devrimler bir gecede olmuyor. Ama biz buna alışacak mıyız ?

ŞANS KAPIYI YİNE ÇALDI

Formayı verme adaleti futbolda oyuncuyla teknik direktör arasındaki en önemli bağlardan bir tanesi. Bursaspor ise ligde bu konuda belki de liyakata en önem veren teknik adama sahip.
Yeşil Beyazlılar bu hafta Göztepe önünde sahaya 2 milli futbolcusunu (biri kaptan) yedek kulübesinde oturtarak başladı.
Belki risk aldı belki sahadan puansız ayrılacaktı ama oyuncularının güvenini kazanacaktı Samet Hoca. Ancak 90 dakika sonunda hüsran olmadı ve Timsah İzmir'den 1 puanla döndü.
Bu yıl haricinde ligde son 3 sezonda deplasmanda oynadığı 51 maçın 33'ünü kaybeden bir takım için bu tip dış saha maçlarda alınan puan altın değerinde.
Bursaspor özelinde üst sıralara yaklaşmak için Antalyaspor maçı fırsat olarak görülüyordu ama olmamıştı. Ama şans kapıyı bir kez daha çaldı. Bursaspor, pazar günü oynayacağı Y.Malatyaspor maçını kazanıp devre arasına 23 puanla girerse herkes için "huzurlu" bir ikinci yarı olacağa benziyor. Zaten bu camia da "artık" aksini düşünmek istemiyor.

GELECEK DEĞİL MAZİ

Süper Lig'in şu anki tablosu sadece takımların performansları değil nasıl yönetildiklerinin ispatı gibi aslında.
Ligin sezon başlamadan önceki doğal favorilerinden Galatasaray' son 8 lig maçının 1'ini, Beşiktaş son 9 lig karşılaşmasının 3'ünü, Fenerbahçe ise son 11 lig müsabakasının sadece 1'ini kazanabildi.
Bu bile bu sezon nasıl ilginç bir sezon geçirdiğimizin kanıtı. Asıl soru işareti bu ekiplerin sadece bu sene değil ilerleyen yıllarda şampiyonluk pastası için sofra başında bekleyen diğer ekiplere karşı gardını nasıl alacağı.
Bu ekiplerimiz şu anki mali yapı ve anlayışın devam etmesi halinde önümüzdeki senelerde sadece "geleceği değil mazisi kupalarla dolu" 3 takım olarak anılabilir.

ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER
Bu hafta teknik adam anlamında ligimiz bir fire daha verdi. Ankaragücü'nü bir alt ligden alıp Süper Lig seviyesine çıkaran ve 16. hafta sonunda kabul edilebilir bir noktada bırakan İsmail Kartal ile yollar ayrıldı.
Ankara ekibinin oyuncularının aylardır para almadığı söyleniyor. Ligin ikinci yarısı için bu süreci aşamazlarsa kadro kalitesi anlamında küme düşme ateşini ensesinde hissedebilir.
Bir de Bursaspor'un bu haftaki rakibi Y.Malatyaspor'un başındaki Erol Bulut gerçeği var. İki sezondur Doğu Anadolu ekibinin başında çıktığı 44 lig maçının 30'unu kaybetmemesi büyük iş. Hem de öyle "aman aman" bir kadrosu yokken.
Haftanın öne çıkan diğer olaylarındaysa Ç.Rizespor ısrarla kazanamamaya devam ederken, Sivasspor'un Tamer Tuna ayrıldıktan sonraki çıkışı ve golcü kimliği sürüyor.
Hikmet Karaman geldikten sonra da Kayserispor'un 2'de 2 yaparak nefes almasını da es geçmediğimiz bu haftada A.Konyaspor'un yavaş yavaş oyun anlamında Aykut Kocaman'ın istediği kıvama gelmeye başladığını da ekleyelim.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR