Bakan Soylu'dan 'afet bölgesi' açıklaması
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Elazığ'da açıklamalarda bulundu. 'Bizim kanunlarımızda 'Afet Bölgesi' diye bir şey yok' diyen Bakan Soylu, "Kanunda olmayanı istemek siyasi bir yaklaşım." ifadelerini kullandı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum ise "Depremde Elazığ'daki yapıların yüzde 25-30'u etkilendi." açıklamasında bulundu.
GÜNDEM , 01 Şubat 2020 Cumartesi, 14:34
Bakan Soylu'dan 'afet bölgesi' açıklaması

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Elazığ'da açıklamalarda bulundu.

'AFET BÖLGESİ' AÇIKLAMASI

Bakan Soylu'nun açıklamaları şöyle:

30 bin çadır, 100 bin battaniye dağıttık. Altyapı çalışmaları devam ediyor. Ağır hasarlı binaların sayısı belirlendikçe şehrin konut stoku bir vesileyle kıyas edilince konteynerden oluşan geçici konaklama merkezlerimizin sayısını artırabilmek için bir rezerv alan daha değerlendirdik. Köylere yönelik de tarım bakanlığımız çalışmaları yapıyor. Çünkü orada hayvancılığın devam etmesi önemli. Hem yapılmak istenen adımlar konusunda, şimdi jandarmamız tüm köyleri tekrar geziyor. Hem tespitleri, hem talepleri tekrar tarım bakanlığımızın yetkilileri vasıtasıyla değerlendirecekler.

"Afet bölgesi ilan edilsin" diye bir tartışma var. Bizim kanunumuzda afet bölgesi yok, afete maruz bölge var. eğer bir bölgede yaşama imkanı tamamen kalkmışsa afete maruz bölge ilan ediliyor. Ama afet bölgesi denilen bir kavramımız söz konusu değil. Ama şu var, başından beri hem ekonomik olarak yapabileceğimiz tüm yardımları, sosyal yardımları da genel hayata etkin almaya çalışıyoruz. Yine diğer kurumlarımızın SGK, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın ortaya koyduğu ertelemeler söz konusu, Enerji Bakanlığımızın ortaya koyabilecekleri var. Ama burada bir şeyi daha düşünüyoruz. Burada, kanunda böyle bir şey yokken, böyle bir talep yokken "afet bölgesi ilan edilsin" demek biraz siyasi bir yaklaşım olur. Şehrin hayatını tamamen durdurmak söz konusu değil. Bir, şehrin ekonomisine ne olacağını düşünüyoruz. Aynı zamanda hareketliliği düşünüyoruz. Ekstra bir takım meseleler çıkarsa hem şehrin içinde yaşayan arkadaşlarımızla hem diğer kamudan bunu isteyenlerle değerlendirilir. Ama şu anda buna bir vesileyle "afet bölgesi ilan edilebilir" demek hem olmayan bir şeyi vatandaşımıza sunmak olur ki bu bizim açımızdan işin başından beri yürüttüğümüz meseleler çerçevesinde doğru değildir.

TOPLAM 117 MİLYON TL'LİK BAĞIŞ

Şu ana kadar AFAD'daki hesaplarımıza 87 milyon geldi. 30 milyon civarında da dün aldığımız Kızılay bağışı söz konusu oldu. Toplam 117 milyonluk bir bağış söz konusu oldu. Vatandaşlarımıza da tekraren çok teşekkür ediyoruz. Buraya yollanan yardımlarla ilgili bütün Türkiye'ye çok teşekkür ediyoruz. Üç dört kalemin dışında sürekli olarak eğer gelirse burada bunu yönetebilme kabiliyetinde bu saatten sonra sıkıntıya düşeceğiz.

Buraya yardımlar geliyor. Sanki dağıtılmıyor, sanki başkasına dağıtılıyor. Burada zengini yoksulu yok. Dün akşam oldu herkes sokaklara çıktı. Arkadaşlarımız hakkaniyet ölçüsüyle bir vesileyle ulaşmaya çalışıyoruz. Bir olağanüstü durumla karşı karşıyayız, muhakkak eksiğimiz olacak. Onlarca kilometre dağlara çıkılıyor.

BAKAN KURUM: DEPREMDE ELAZIĞ'DAKİ YAPILARIN %25-30'U ETKİLENDİ

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum ise şu açıklamalarda bulundu:

Maden'de bir yıkık, 17 ağır hasarlı, 18 orta hasarlı iki tane de acil yıkılacak yapı tespiti yaptık. Elazığ'da 2 bin 42 ağır hasarlı bina tespit ettik. Görünen o ki bu deprem; Elazığ'ımızın yaklaşık yapı stoğunun yüzde 25-30'unu etkilemiş durumda. Acil yıkılacak 286 binamız var. şehrin her yerinde tehlike arz eden yıkım sürecini başlattık. 54 binanın yıkımı gerçekleştirilmiştir, diğer binalara ilişkin yıkım süreci süratli biçimde yapılmaktadır.

Sayın Bakanımızla birlikte ona bir sürpriz de yaptık. Sayın Cumhurbaşkanımız Azize ile konuşmuşlardı.

Bütün buradaki arkadaşlarımız, AFAD Başkanımız hep birlikte gittik ve Azize hanımın evinde çayını içme fırsatı bulduk. Biz çok mutlu olduk. Bütün afetten etkilenen vatandaşlarımızı da kalıcı konutlarımıza yerleştireceğiz.

Biz bu süreçte daha önce biliyorsunuz bilhassa kentsel dönüşüm anlamında etkilenen vatandaşlarımızla ilgili müteahhitlerimizi sınırlandırdık. Kentsel dönüşüm projelerinde vatandaşlarımızın mağdur olmaması adına tamamlama sigortası getirdik.

Yine Meclis'teki düzenlemede yüksek yapıları tamamen ortadan kaldıracak, mevcutta verilen alanlarda da önümüzdeki yılın Temmuz ayına kadar planların değiştirileceği ve yine parsel bazında yapılaşmanın tamamen önünü kesecek ada bazında proje yapılacak, yine imar barışından faydalanan ama binasının riskli olduğunu düşündüğümüz alanlarda güçlendirme yapabilmesinin önünü açan bir çok düzenleme var.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR