Cinsiyet değiştirenlerin yüzde 15'i kadın
Türkiye'de cinsiyet değiştirme alanında ilk operasyonlara imza atan hekimlerden Op. Dr. Selahattin Tulunay, ameliyat olan hastaların yüzde 15'inin kadından erkeğe, yüzde 85'inin ise erkekten kadına dönmek istediğini söyledi.
DÜNYA , 30 Mart 2013 Cumartesi, 11:11
Cinsiyet değiştirenlerin yüzde 15'i kadın

Türkiye'de yılda ortalama 800 cinsiyet değişim operasyonu yapıldığı bilgisini veren Tulunay, kliniklere başvuran hastaların 300'ünün ameliyatla, 500 civarındaki hastanın da sadece estetikle cinsiyet değiştirdiğini ifade etti. Ameliyatların yasal izne tabi olduğunu ve uzun bir takip süreci gerektirdiğini ifade eden Tolunay, yüzde 2'lik bir kısmın ise pişman olarak eski cinsiyetine dönmek istediğini belirtti.

Son dönemlerde medyada yer alan haberlerle birlikte kliniklerine cinsiyet değişimi için başvuranların sayısının arttığına dikkat çeken Tulunay, "Sadece 1 ay içinde 20'ye yakın başvuru aldık. Avrupa ve Orta Doğu ülkelerinden gelip bu ameliyatları olmak isteyen kişiler dahi var. Özellikle toplumsal baskıdan çekinerek aileleri duymadan gizlice ameliyat olmak isteyenlerin sayısı çok yüksek. Fakat psikoterapi ve mahkeme kararı olmadan operasyon yapılması mümkün değil. Ayrıca ameliyat olup pişman olanların da sayısı her geçen gün artıyor. Bu ameliyatı yapanların bir daha geri dönüşü olmadığını bilmesi gerek" diye konuştu.

Türkiye'de 1970'li yıllardan itibaren cinsiyet değiştirme ameliyatlarının yapıldığını anlatan Selahattin Tulunay, şu ana kadar 100'e yakın operasyon gerçekleştirdiklerini belirtti. Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal'dan önce ameliyatların yasak olduğunu anlatan Tulunay, Özal'ın çıkardığı özel bir kanun sayesinde bu alanda ameliyatların başladığını ifade etti.

Son dönemlerde ünlü bir kadın oyuncunun erkek olmasının cinsiyet değiştirme operasyonlarını gündeme taşıdığına değinen Tulunay, "Medyanın da etkisiyle şu anda merkezimizin kapısını çalan, mail veya telefon yoluyla bilgi alan çok sayıda hasta var. Yıllarca durumunu gizleyip doğuştan kendini farklı hissedenler var. Bu kişiler son dönemlerde gelip bilgi almaya başladı. Avrupa ve Orta Doğu ülkelerinden çok sayıda hasta şu anda estetik operasyon veya ameliyat için sırada bekliyor. Başvuru sahiplerine ameliyat için gerekli olan psikoterapi ve mahkeme kararı aşamalarını anlatıyoruz. Bazı hastalar için yıllarca süren sıkı kontroller söz konusu olabiliyor. Doğuştan farklı bir bedende yaşayan hastalar olduğu gibi sonradan kendini farklı hissedenler de olabiliyor. Geri dönüşü olmadığı için çok detaylı takip ve kontroller uygulanıyor. Buna rağmen pişman olup kliniklere başvuran kişiler de var" ifadelerini kullandı.

"AİLESİNDEN KORKARAK YASA DIŞI AMELİYAT OLMAK İSTEYENLER VAR"

1989 yılında ikiz kız kardeşleri ameliyatla erkeğe dönüştürdüklerini anlatan Tulunay, "Bu iki kardeş yaklaşık 10 yıllık bir takibin ardından ve 20 yaşını doldurmaları beklendikten sonra ameliyat edildi. 24 saat süren bir operasyonla ameliyat tamamlandı. Şu anda her ikisi de evlenerek aile kurdu. Böyle iyi örneklerin yanı sıra maalesef topluma adapte olamayan veya pişman olanlar da oluyor. İki tür insan var. Birisi çocukluk yaşından bu yana gerçekten farklı bir bedende farklı bir ruhla yaşıyor. O beden ona zindan gibi gelmeye başlıyor. Bu kişilerin aileleri de bunu kabulleniyor. Bir de gelir amaçlı bu ameliyatları yaptırdıktan sonra pişman olanlar var. Herkesin bilmesi lazım ki bu ameliyatların geri dönüşü yok. Ailesinden gizli ameliyat olmak isteyenler var. Duyulmasın diye psikoterapi ve mahkeme sürecine girmek istemiyorlar. Yasal olmadığı halde ameliyat olmak için arayışa giren ve merdiven altı kliniklerde ameliyat olmaya çalışanlar var” diye konuştu.

Ayrıca Orta Doğu ve Kafkaslarda yaşanan savaşlarda yaralanan gazilere mikro cerrahiyle penis ameliyatları yaptıklarını belirten Tulunay, “Erkeğe dönüşlerde cinsiyet organı koldan kılsız bölgeden mikro cerrahiyle alınarak taşınır. Önce kadın doğum hekimi rahim ve vajinayı alıyor. Daha sonra mikro cerrahi ile penis takılıyor ve plastik cerrahi devreye giriyor, göğüs çene ve burun gibi estetik müdahaleleri yapıyor. Hastaya testosteron hormonu ilave ediyoruz. Erkekte ise estetik cerrah tek başına yeterli oluyor. Burun, kaşlar, göğüs, adem elmasına müdahale ediliyor. Erkeklik organını alıp testis torbalarından da vajina yapıyoruz. Erkeklik hormonunu baskılayıp östrojen hormonu veriyoruz" ifadelerini kullandı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR