Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı'nı açıkladı!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde İnsan Hakları Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, "İnsan Hakları Eylem Planı, değişim ve reform irademizin devam ettiğinin ve devam edeceğinin bir örneğidir." dedi.​​​​​​​ İşte Erdoğan'ın açıkladı 9 amaç ve 11 temel ilkeden oluşan İnsan Hakları Eylem Planı'nın tüm detayları...
GÜNDEM , 02 Mart 2021 Salı, 14:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı'nı açıkladı!

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen İnsan Hakları Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nda konuştu.

Toplantının ülkeye, millete, adalet teşkilatına, tüm kurum ve kuruluşlara hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, oldukça uzun süren ve çok emek verilen bir çalışma sürecinin sonunda bu belgeye nihai şeklini veren Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve ekibine teşekkür etti, eylem planına katkı sağlayan tüm kurumlara şükranlarını sundu.

Yaklaşık iki yıl önce Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni milletle paylaşırken, bu belgenin aynı zamanda bir sonraki reform hazırlıklarının da başlangıcı olduğunu söylediğini anımsatan Erdoğan, bugün, bu sözü yerine getirmiş olmanın huzuruyla eylem planını millete sunduklarını dile getirdi.

Hayatın bizatihi kendisinin kesintisiz bir değişim süreci olduğu gerçeğinin, her alandaki reformların kesintisiz sürdürülmesi gerektiğine işaret ettiğini aktaran Erdoğan, ülkeyi yönetme sorumluluğu üstlendikleri günden beri bu doğrultuda attıkları tarihi önemdeki adımların şahidinin de millet olduğunu vurguladı.

- "Adalet davamızın pusulası insandır, insan onurudur"

"Bugün açıklayacağımız eylem planı da değişim ve reform irademizin devam ettiğinin ve devam edeceğinin bir örneğidir." ifadesini kullanan Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı'nın, geçmişin muhasebesi ile geleceğin murakabesinin ürünü bir belge olduğunu kaydetti.

Her maddenin hayata geçmesi için gereken adımların kararlılıkla atılacağını, gelecek hafta da ekonomik reform programını milletle paylaşacaklarını bildiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tarih bize, ne zaman adalete sıkı sıkıya sarılmışsak o zaman yükseldiğimizi, güçlendiğimizi, huzurlu ve müreffeh toplum haline geldiğimizi gösteriyor. Buna mukabil ne zaman da adalet yolundan sapmışsak, gerilediğimizi, zayıfladığımızı, iç ve dış sıkıntıların ağırlığı altında ezildiğimizi müşahede ediyoruz. Yine yakın tarihimiz, bize yaşadığımız acı tecrübelerle mülkün temelinin adalet olduğunu, adaletin temelinde de hakları ve onuruyla insanın bulunduğunu öğretmiştir. İşte bunun için bizim adalet davamızın pusulası insandır, insan onurudur, insanın sahip olduğu tüm haklarıyla hayatını sürdürebilmesidir. Medeniyet müktesebatımız bize, adaletin yerini bulmasının çok hassas bir dengeye bağlı olduğunu anlatıyor. 'Bir çiçeğe az su vermek onu kuruturken, fazla su vermek de soldurur' gerçeği, adaletin kuyumcu titizliğiyle uygulanmasını gerektiriyor. Ayrıca öyle her gördüğümüz çiçeğe su vermeyeceğiz. Susuzluktan boynu bükülmüş bir çiçeğe su vermek adaleti yerine getirmek olurken, dikene su vermek zulüm anlamına gelebiliyor."

- "Planının hazırlığında da asıl belirleyici, milletimizin ihtiyaç ve talepleri olmuştur"

Bu hususta bir başka yaklaşımın da Malik El Şahbaz'ın veya tüm dünyanın bildiği adıyla Malcolm X'in "Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil, ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil." sözleriyle ifade edilebileceğini dile getiren Erdoğan, bu hissiyatla, adaleti kuyumcu titizliğiyle yerine getirecek ve insana hakkını teslim edecek her görüşe önem verdiklerini belirtti.

İnsanlık ailesinin evrensel değerler etrafında oluşturduğu uluslararası belgeleri de aynı samimi duyguyla sahiplendiklerini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ne uluslararası belgelerin kayıtsız şartsız kopyalanmasından yanayız ne de insanlığın evrensel kazanımlarına bigane kalmak gibi bir düşünceye sahibiz. Biz bugüne kadar tüm reformları, falan kuruluş dayattığı, filan teşkilat talep ettiği için değil, milletimiz bunlara layık olduğu için gerçekleştirdik. İnsan Hakları Eylem Planı'nın hazırlığında da asıl belirleyici, milletimizin ihtiyaç ve talepleri olmuştur. Her reform, daha özgürlükçü, daha katılımcı, daha çoğulcu demokrasiye ulaşma konusunda milletimizle aramızdaki duygu ve düşünce birliğinin eseriydi, İnsan Hakları Eylem Planı da böyledir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanın onuruna, inancına, değerlerine, hayatına yönelen her türlü tehdide karşı vatandaşların yanında olmayı sürdüreceklerine dikkati çekti.

Erdoğan, "Her zamanki gibi en büyük dayanağımız ve güven kaynağımız, yüzyıllardır farklılıklarını zenginliğe dönüştürerek bu toprakları vatan kılan milletimizin o derin iradesidir. 15 Temmuz darbe girişimi gibi tarihin gördüğü en alçak saldırılardan birini dahi hukuk devleti sınırları dışına taşmadan bastırabilmiş olan bu millet, Allah'ın izniyle, demokrasiden kalkınmaya her alanda daha nice zaferlere imza atacaktır. Hep söylediğim gibi, böyle necip bir milletin mensubu olmakla övünüyor, Rabb'ime binlerce kez hamdediyorum." ifadesini kullandı.

- "9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktı"

"Milletimizin beklentileri doğrultusunda oluşturulan bu Eylem Planı'ndaki her bir faaliyetin arkasında geniş tabanlı bir istişare süreci vardır." diyen Erdoğan, hazırlık çalışmalarını yürütenlerin, ilgili tüm bakanlıklarla, kurumlarla, ekonomi ve iş dünyasıyla, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle, velhasıl milletin her kesimiyle bir araya geldiğini söyledi. Erdoğan, bu sürecin sonunda İnsan Hakları Eylem Planı'nın, 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktığını bildirdi.

Eylem Planı'nın iki yıllık bir zaman diliminde uygulanmak üzere hazırlandığını dile getiren Erdoğan, "Eylem Planı'nda belirlenen her bir faaliyet için sorumlu ve ilgili kuruluşlar ile bu faaliyetler için öngörülen zaman dilimine yönelik takvim de iki hafta içerisinde kamuoyunun bilgisine sunulacaktır." diye konuştu.

Bugün burada, belgedeki ilke, amaç, hedef ve faaliyetleri, sadece ana hatlarıyla paylaşmak istediğini belirten Erdoğan, vizyonu "Özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye" olarak belirlenen Eylem Planı'nın, 11 temel ilkeyle başladığını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin millete taahhüdü olan ve asla vazgeçmeyecekleri ilkeleri şöyle sıraladı:

"1- İnsan, doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez haklarıyla yaşar, devletin görevi de bu hakları korumak ve geliştirmektir.

2- İnsan onuru, bütün hakların özü olarak hukukun etkin koruması altındadır.

3- Dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep ve benzeri sebepler temelinde hiçbir ayrımcılık söz konusu olmaksızın, herkes hukuk önünde eşittir.

4- Kamu hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve dürüst biçimde sunulması, bütün idari faaliyetlerin temel özelliğidir.

5- Mevzuat, tereddüt doğurmayacak şekilde açık, net, anlaşılır ve öngörülebilir kurallar içerir, kamu otoriteleri de bu kuralları hukuk güvenliği ilkesinden ödün vermeden hayata geçirir.

6- Sözleşme özgürlüğüne, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hakların korunması prensibine aykırı olarak hiçbir şekilde müdahale edilemez.

7- Devlet, girişim ve çalışma hürriyetini, rekabete dayalı serbest piyasa kuralları ile sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korur ve geliştirir.

8- Adli ve idari işleyiş, masumiyet karinesi, lekelenmeme özellikle bunun altını çiziyorum, lekelenmeme hakkı ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini koruyan, gözeten ve güçlendiren bir yaklaşımı merkezine alır.

9- Hiç kimse, başkalarının kişilik haklarına saygı göstermek suretiyle yaptığı eleştirileri veya düşünce açıklamaları nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

10- Hukuk devleti, hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olarak her alanda tahkim edilir.

11- Haklarının ihlal edildiğini iddia eden herkes, etkili kanun yollarına zahmetsiz şekilde erişebilir, adalete erişim, hak ve özgürlüklere saygının esasıdır."

Eylem planımız şu 9 amaçtan oluşuyor;

İşte bazıları:

İlki daha güçlü bir İnsan Hakları Koruma Sistemi'dir: Siyasi partiler ve seçim mevzuatında değişiklik yapmak üzere kapsamlı bir çalışma yapıyoruz. Geç gelen adalet adalet değildir anlayışıyla vatandaşımızın taleplerini ve sıkıntılarını daha hızlı, daha etkin, daha şeffaf şekilde çözecek adımları atıyoruz. İnsan Hakları Tazminat Komisyonu, uzun yargılama zararlarını karşılayacak. Ayrıca, ceza infaz kurumlarını insan hakları odaklı olarak denetim için, bağımsız bir Ceza İnfaz Kurumları İnsan Hakları İzleme Komisyonu kuruyoruz. Çocuklar, kadınlar, engelliler, yaşlılar başta olmak üzere, suç mağdurlarına yönelik sağlanan bilgilendirme hizmetlerini artırıyoruz. Adli görüşme odalarını da yaygınlaştırıyoruz.

İkinci amaç başlığı; Yargı Bağımsızlığı ve Adil Yargılanma Hakkının Güçlendirilmesi: Kararların sadece adil olması yetmiyor aynı zamanda makul sürede de verilmesi gerekiyor. Bunun için hakim ve savcılara coğrafi teminat sağlayarak hem yargı teminatını güçlendiriyor hem de kararların hızlandırılmasını temin ediyoruz. Dünya dili Türkçe teması ile bu yıl Yunus Emre'yi anarken, yargı kararlarında da dilimizin yüksek temsilini bekliyoruz. Yargı kararlarının yeterli, ikna edici ve anlaşılır olmasına ilişkin, meslek öncesi ve meslek için eğitim faaliyetlerini artırıyoruz. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun denetim alanını genişletiyoruz. İstinaf dairelerine de bozma yetkisi veriyoruz. İdari yargıda gerekçeli kararın 30 gün içinde yazılmasını zorunlu kılıyoruz. İş davalarının daha hızlı sonuçlanmasını temin için hakimlerin, SGK'nın kayıtlarına erişebilmesini sağlıyoruz. Adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi bakımından tüm tarafların eşit imkanlara sahip olmasını öngörüyoruz. Adli yardım hizmetleri için avukatlardan alınan vergi oranlarını düşürüyoruz. Kamu avukatlarının çalışma esaslarını yeniden düzenliyor, özlük haklarını iyileştiriyoruz. Adalete erişimi güçlendirecek tedbirler ve eylem planının üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan biri olmuştur. İddianamelerin mağdur ve müştekilere de tebliği uygulamasını başlatıyoruz. İdari davalarda dosyaya sonradan giren bilgi ve belgelerin taraflara tebliğini de zorunlu hale getiriyoruz. Dava, icra ve noter harç masraflarını sadeleştiriyoruz. e-Duruşma uygulamasını tüm hukuk mahkemelerine yaygınlaştırıyoruz.

Üçüncü amaç; Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflık: Mezuatımız, hem kişiler hem de idare yönünden açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmalıdır. Ayrıca, hukuk kamusal işlemlerde keyfi uygulama iddialarına karşı da vatandaşımızı koruyucu bir takım güvenceleri hayata geçirmelidir. Eylem planı ile idarenin iş ve işlemlerin şeffaflığı daha da güçlendiriyoruz. İdarenin başvurulara cevap verme süresini 60 günden 30 güne indiriyoruz.

Dördüncü amaç; İfade, örgütlenme ve din özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi: Mevzuatı ve uygulamayı, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının en geniş şekilde teminat altına alınması doğrultusunda gözden geçiriyoruz. Eleştirilerin ve düşünce açıklamalarının soruşturma konusu olmaması için hakim, savcı ve kolluk görevlilerine eğitim verilmesini sağlıyoruz. İfade ve basın özgürlüğüne ilişkin standartları yükseltmek için gazetecilerin mesleki faaliyetlerinin kolaylaştırılmasına yönelik tedbirler geliştiriyoruz. Hangi dine mensup olursa olsun, kamu ve özel sektör çalışanları ile öğrencilerin, kendi dini bayramlarında izinli sayılmalarını sağlıyoruz. Gayrimüslim cemaat vakıfları yönetim kurullarının oluşturulması ve seçimine ilişkin Vakıflar Yönetmeliği'ni yeniden düzenliyoruz.

Beşinci amaç; Kişi özgürlüğü ve güvenliğinin güçlendirilmesi: Katalog suçlarda 'somut delile dayanma şartı' getirerek, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğuna ilişkin ilkeyi tahkim ediyoruz. Adli kontrol tedbirlerini de, tutuklamada olduğu gibi üst süreye bağlıyoruz. İfade vermek için mesai saati dışında gözaltına alma, otelde gecenin bir yarısı gözaltına alma gibi uygulamalara son veriyoruz. Eylem Planı ile ifade alma işlemleri artık 7 gün 24 saat yapılabilecek. Şikayete bağlı suçlarda açıklamalı davetiye tebliğine rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelinmemesi halinde, davanın düşürülmesine ilişkin değişiklik yapıyoruz. Böylece yıllarca açık duran dosyaları, sürüncemede kalan yargılamaları ortadan kaldırıyoruz.

Altıncı amaç; Kişinin maddi ve manevi bütünlüğü ile özel hayatının güvence altına alınması: İşkence iddialarıyla ilgili disiplin soruşturmalarında zaman aşımını kaldırıyoruz. Görevin gereklerine aykırı olarak hak ihlaline sebebiyet veren kamu görevlileri için rücu ve disiplin işlemlerinin etkinliğini artırıyoruz. Tek bir kadının dahi şiddet mağduru olmadığı güne kavuşana kadar kurumların, sivil toplum kuruluşlarının, medyanın ve toplumun tüm kesimlerinin iş birliğiyle bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Kadına karşı şiddet suçlarını etkin şekilde soruşturmak amacıyla kurulan özel soruşturma bürolarını ülke genelinde yaygınlaştırıyoruz. Eşe karşı işlenen suçlarla ilgili öngörülen ağırlaştırıcı sebebi, boşanmış eşi de kapsayacak şekilde genişletiyoruz. Tek taraflı ısrarlı takip fiillerini ayrı bir suç olarak düzenliyoruz. Şiddet mağduru kadınlara avukat görevlendirilmesini sağlıyoruz. İletişimin tespiti ve dinlenmesi şeklindeki koruma tedbiriyle elde edilen kayıtların, beraat kararı halinde yok edilmesini sağlıyoruz. Ceza infaz kurumlarında dijital dönüşümü tamamlıyoruz. Bu çerçevede, hükümlü ve tutukluların yakınlarıyla görüntülü görüşebilmeleri yanında, mektup alıp gönderme, dilekçe verme ve sağlık durumunu takip gibi işlemlerde de teknolojiden yararlanılacak. Kişisel verilerin işlenmesinde özel hayatın korunmasını sağlamak için KVK Kanunu'nu AB standartlarıyla uyumlu hale getiriyoruz.

Yedinci amaç; Mülkiyet hakkının daha etkin korunması: Kamulaştırmayla ilgili tüm mevzuatı yeniden ele alıyor, kamulaştırmasız el atmaya karşı valilikler nezdinde idari başvuru yolu getiriyoruz. İcra ve İflas Kanunu ile ilgili yönetmeliği, mülkiyet hakkının en geniş şekilde korunmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenliyoruz. İdari yargıda mülkiyet hakkını etkileyen hususların ivedi yargılama usulüyle hızlı biçimde çözümüne imkan sağlıyoruz. Kamu idarelerinin taraf olduğu aynı nitelikteki uyuşmazlıklarda 'pilot dava' usulü getiriyoruz. İdarenin, haklı olduğu belli olan vatandaşa 'git davanı aç, kazan öyle gel' şeklinde özetleyebileceğimiz tavrına son veriyoruz. Yerleşik yargı içtihatlarının idare tarafından düzenli olarak takip edilmesini sağlayarak, başvuruları kabul etme ve davadan vazgeçme gibi konularda kurumların yetkilerini artırıyoruz.Tapu siciline idareler tarafından konulan kamusal kısıtlamaları da elektronik ortamda malik ve ilgililerin erişimine açıyoruz.

Sekizinci amaç; Kırılgan kesimlerin korunması ve toplumsal refahın güçlendirilmesi: Bu amaca çocuk hakları ile başlıyoruz. Çocukların dijital riskler, siber zorbalık ve internet bağımlılığından korunmasına yönelik çalışmaları en üst seviyeye çıkarıyoruz. Uluslararası koruma ve geçici koruma kapsamındaki kimsesiz çocukların bakım ve gözetiminin daha etkin sağlanabilmesi için tüzel kişi vesayet sistemini hayata geçiriyoruz. Çocuk mahkemelerini çocuk dostu olacak şekilde tasarlıyor, duruşmalara hakim, savcı ve avukatların cübbesiz katılımına imkan sağlıyoruz. Aile mahremiyeti ve çocuğun üstün yararının daha iyi korunabilmesi amacıyla aile ve çocuk mahkemelerinin müstakil bir kampüs içinde bulunacağı yeni bir adliye mimarisi modeli geliştiriyoruz. Denetimli serbestlik müdürlüklerinde çocuk büroları kuruyoruz. Suça sürüklenen çocukların adli süreçlerinin her aşamasını, bu bürolar vasıtasıyla takip ediyoruz. Gençlerin toplumsal ve demokratik hayata katılımını artırmak için ortaöğretim müfredatına 'gönüllülük çalışmaları' koyuyor ve bunu üniversitelerde de yaygınlaştırıyoruz. Gençleri aile kurmaları yönünde teşvik için evlilik yardımının kapsamını genişletiyoruz. İş gücü piyasasına aktif katılımları için Genç İstihdamı Ulusal Strateji Belgesi hazırlayarak staj imkanlarını geliştiriyoruz. İstanbul'da BM Gençlik Merkezi kurulmasına yönelik çalışmalara hız veriyoruz. Böylece BM 2030 Gençlik Stratejisi'nin etkin bir şekilde uygulanması hedefine katkıda bulunmak istiyoruz.

Dokuzuncu amaç; İnsan hakları konusunda üst düzey idari ve toplumsal farkındalık: Toplumun tamamına duyarlılığın artırılması için faaliyetler planlıyoruz. İnsan haklarına duyarlı çalışmalarıyla, emsallerine göre öne çıkan kamu görevlilerini ödüllendiriyoruz. Hakim, savcı ve avukat adaylarına Anayasa Mahkemesi'nde staj imkanı getiriyoruz. Hakim ve savcılar ile kamu görevlileri için 'sosyal medya etik ilkeleri'ni, 'tarafsızlık' anlayışını esas alarak belirliyoruz. Hukuk fakültelerinde öğrenim süresini 5 yıla çıkarıyoruz. Kontenjanlarını da daha nitelikli eğitim verilecek şekilde gözden geçiriyoruz.

Toplam 50 hedef ve 393 faaliyeti kapsayan İnsan Hakları Eylem Planı belgemizi özetlemiş olduk. Bu hususların hayata geçebilmesi için devletin tüm kurumlarına ve siyasete büyük iş düşüyor. Düzenlemelerde muhatap TBMM'dir. İdari tasarruflarda ise Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve ilgili kuruluşlardır.

YENİ ANAYASA MESAJI

Eylem planımızın nihai amacı, yeni ve sivil bir anayasadır. Biz geleceğe emin adımlarla yürümemizi temin edecek, milli iradeyi tam anlamıyla yansıtacak yeni ve sivil bir anayasa ihtiyacımızı her fırsatta dile getirdik. Başlattığımız girişimler çeşitli sebeplerle akamete uğratıldı. Yeni ve sivil anayasa teklifimizi yeniden milletimizin takdirine sunduk. Milli iradenin üstünlüğü esasına göre hazırlanacak yeni bir toplumsal sözleşme metnini, şu dönemde ülkemize kazandırmanın tarihi sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Sözü olan herkesi, yeni anayasa yapım sürecine katılmaya davet ediyoruz. Cumhur İttifakı olarak biz kendi çalışmamızı yapacağız, diğer partilerin teklifleri ile yeni anayasayı milletimizin takdirine sunarak Türkiye'nin önünde aydınlık bir dönemin kapılarını açmak istiyoruz. Sayın Bahçeli başta olmak üzere, destek veren ve verecek olan herkese şimdiden teşekkür ediyorum.

S

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR