Güleda cinayetinde korkunç ayrıntı
Isparta'da ayrılmak istediği erkek arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından öldürülen 19 yaşındaki Güleda Cankel'in, hayatta kalmak için verdiği 17 saatlik mücadeleye tanıklık eden Osman adlı üniversite öğrencisine DHA ulaştı. Öte yandan Güleda Cankel'i (19) öldüren Zafer Pehlivan'ın (19) olaydan bir hafta önce genç kıza tehdit içeren ve 'Bana geri dönmezsen kendimi asarım, kendime zarar veririm' yazan mesajlar gönderdiği ortaya çıktı.
GÜNDEM , 20 Kasım 2019 Çarşamba, 14:03
Güleda cinayetinde korkunç ayrıntı

Polisin bilgi amaçlı ifadesine başvurduğu, katil zanlısıyla geldiği ilk anda konuşan, daha sonraki saatlerde de telefonla arayıp görüşmek isteyen Osman S., tanık olduğu anları anlatmak istemediğini söyledi. Öte yandan katil zanlısı Zafer Pehlivan'ın ikinci kaçma girişiminin ardından yakaladığı Güleda'yı apartın önünde darbettikten sonra olay yerinde toplanan kalabalıktan korkup kaçmaya çalıştığı, bir kişinin onu peşinden koşarak yakalayıp, polis ekibinin yanına getirdiği ortaya çıktı. Güleda hastaneye kaldırılırken, Pehlivan, otogara bırakıldı. Ancak para çekip, taksiye binerek genç kızın yanına döndü.

Isparta Fatih Mahallesi'nde bulunan bir apartta pazar günü yaşanan olayda, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisi Güleda Cankel, ayrılmak istediği erkek arkadaşı tarafından öldürüldü. Cuma geldiği kentte, genç kıza ulaşmak için 2 gün boyunca otogarda bekleyen, ardından da Güleda'yı tüm kaçma girişimlerine rağmen 17 saatin sonunda önce elleri ve kabloyla boğan, ardından da kalbinden bıçaklayarak öldüren Zafer Pehlivan ifadesinde genç kızın yakın arkadaşı Osman S.'den şöyle bahsetti:

"17 Kasım günü saat 18.00 sıralarında Güleda'nın ışığını yanar şekilde görünce zilini çaldım. Kapıyı açtı, benim olduğumu görünce kapıyı kapattı. Dışarıdan konuşarak ikna ettim. Kapıyı açtı, içeri girdim. Yaklaşık 5 dakika sonra Osman geldi. Ancak kapıyı hafif aralayan Güleda, içeri almadı ve gitmesi gerektiğini söyledi. Bu sırada ben çıktım, Osman adlı kişiyle beraber aşağı indim. Benden Güleda'dan uzak durmamı istedi. Ben de '5 yıllık arkadaşım nasıl bırakırım?' dedim. Osman'la hem konuşuyor hem de yürüyorduk. Bu sırada Güleda'yı aradım. Açmadı. Apartın önüne gittiğimizde Güleda aşağıdaydı. Osman bana 'Biraz uzaklaş, ben Güleda'yla konuşmak istiyorum' dedi. Ben de uzaklaştım. Bir süre sonra yanlarına gittiğimde, Osman Güleda'ya dönerek, 'Zafer'e söylemek istediğin bişey var mı?' diye sordu. Bunun üzerine Osman'a gitmesini söyledim. O da gitti" dedi.

GÜLEDA OSMAN'DAN YARDIM İSTEMEYE ÇALIŞMIŞ

Zafer Pehlivan'ın ifadesi, Güleda'nın kaçışında Osman'dan yardım istemeye çalıştığını da gözler önüne serdi. Pehlivan, "Dışarı çıkmıştık. Markete gittik. Çıktığımızda kaçmaya başladı. Sonra durdu. Benden telefonunu istedi. Birini arayacağını söyledi. Aradığı kişinin Osman olduğunu görünce telefonu elinden alıp, kırdım. 'Ben Osman'a gideceğim' dedi. Hatta kaçtığı yer Osman'ın oturduğu sokaktı. Osman bu yaşananları öğrenmiş. Beni telefonla aradı. Nerede olduğumu ve konuşmak istediğini söyledi. Güleda kaş-göz işaretiyle söylememem gerektiğini anlattı. Ben de Muğla'da olduğumu söyledim. Hatta Muğla'daki adresimi de verdim. Osman, Muğla'ya gelip konuşmak istediğini söyledi. Telefonu kapattıktan sonra Güleda, 'Bak ne kadar iyi biri. Arayıp soruyor' dedi. Bunun üzerine tartıştık, önce boğazını sıktım. Sonra kabloyla boğdum. Ölmediğini görünce de mutfaktan aldığım bıçağı kalbine sapladım" dedi.

POLİS BİLGİ AMAÇLI İFADESİNİ ALDI

Isparta Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Osman S.'nin bilgi amaçlı ifadesine başvurdu.

Genç kız ile katil zanlısı arasında yaşananlara bire bir tanık olan üniversiteli Osman S.'ye DHA muhabiri ulaştı. Ancak, Osman S. tanık olduğu anları anlatmayarak, "Maalesef bu olayla ilgili konuşmak istemiyorum" dedi.

POLİSE TESLİM ETMİŞ

Öte yandan dün tutuklanarak cezaevine gönderilen Zafer Pehlivan'ın genç kızı, ikinci kaçma girişiminin ardından darbettiği anlarda duruma bir kişinin müdahale ettiği ve zanlıyı polisin yanına götürdüğü ortaya çıktı. Pehlivan ifadesinde, üçüncü kaçma girişimi üzerine apartın önünde Güleda'yı darbettikten sonra vatandaşlardan korkup kaçtığını ancak bir vatandaşın kendisini yakalayarak, olay yerine gelen polislerin yanına götürdüğünü şöyle ifade etti:

"Tekme attı. Ben de boğazını tekrar sıktım. Bir süre sonra hava alamadığını söyledi. Dışarı çıkmak istediğini belirtti. Ben de 'Kaçmayacaksan çıkarız' dedim. 'Kaçmayacağım' dedi; ancak dışarı çıkınca tekrar kaçmaya başladı. Yakaladım. Apartın önüne geldiğimizde tokat attım, omuzundan tuttum, ittirdim. Yere düştü. Bağırmaya ve ağlamaya başladı. Kafasını çarptı. Bunun üzerine korkup kaçmaya başladım. Tanımadığım bir erkek şahıs bana tekme ve tokat attı. Yere düştüm beni kaldırdı. Güleda'nın yanına götürdü. O sırada ambulans ve polisler geldi. Güleda ambulansa bindirilirken, şikayetçi olmadığını söyledi. Hastaneye götürdüler. Beni de alarak otogar civarında bıraktılar. Para çektim, taksiyle hastaneye Güleda'nın yanına gittim. Sonra bizi karakola götürdüler. Güleda, şikayetçi olmadı. Onu polis aracıyla evine götürdüler. Beni de ifademin ardından bıraktılar."

Cankel'in okul arkadaşlarından Melisa Sarı, "Güleda, bir hafta önce ablasının yanına İstanbul'a gitmişti. Bize Zafer Pehlivan'ın kendisine mesaj atarak, 'Bana geri dönmezsen kendimi asarım, bir zarar veririm' dediğini, hatta bazı fotoğraflar attığını anlatmıştı. Kesinlikle kendisiyle bir daha görüşmeyi düşünmüyordu" dedi.

'UMUTLARI, HAYALLERİ VARDI'

Cansel Kantarcı da "Güleda mükemmel bir insandı. Geleceğe yönelik güzel umutları, hayalleri vardı. Düğün fotoğrafçısı olmak istiyordu" diye konuştu. Güleda ile aynı sınıfta öğrenim gören Adnan Menderes Usta ise Güleda'nın hayvansever olduğunu, sosyal medya hesaplarında 'İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum' şeklinde paylaşımlar yaptığını ifade ederek, "Çok iyi bir arkadaşımızı kaybettik. Bunu yapan insanı Allah'a havale ediyoruz" dedi.

'GELİN HİKAYELERİ ÇEKMEK İSTİYORDU'

Güleda Cankel'in hocası ISUBÜ Teknik Bilimler Yüksekokulu Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölümü Öğretim Görevlisi Murat Fatih Ecevit, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Ecevit, kadın cinayetlerinin son bulması dileğinde bulunarak, şöyle konuştu:
"Güleda bir sınavda neden bu bölümü seçtiği yönündeki soruya, ablasının da Süleyman Demirel Üniversitesi'nden mezun olduğunu, babasının fotoğrafa ilgi duyduğunu, kendisinin de düğün fotoğrafçısı olma düşüncesiyle gelin hikayeleri çekmek istediğini belirten bir cevap vermişti. Uyumlu, çalışkan ve sessiz bir öğrencimizdi. Gerçekten acımız çok büyük."

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR