Kılıçdaroğlu: Ne olacak bu memleketin hali?
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Atatürk Spor Salonu açılış töreninde konuştu. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Sende zerre kadar yürek varsa sen benimle ilgili konuş, eşimle ilgili konuşma' sözlerine yaptığı şu çağrıyla karşılık verdi: "Ben seninle zaten her zaman konuşmaya hazırım. Kendine güveniyorsan, mangal gibi yürek varsa, dünyaya meydan okuyorsun bir de bana meydan oku kardeşim."
GÜNDEM , 29 Ekim 2020 Perşembe, 14:38
Kılıçdaroğlu: Ne olacak bu memleketin hali?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Atatürk Spor Salonu açılış töreninde konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şu şekilde:

"Hepimizin düşüncesinin arka planında 'Ne olacak bu memleketin hali?' sorusu var. Hepinizden tek isteğim, karamsarlığa kapılma hakkı olmadığımızı, bu ülkede yaşıyorsak, bizim umutsuzluğa kapılma hakkımız yoktur. Sabahleyin Anıtkabir'den sonra Meclis Binası'na gittim. O binadan ayrılırken şunları düşündüm, 97 yıl önce o binada insanlar kucaklaştılar, insanlar gözyaşı döktüler, insanlar sevinç içinde ellerini kaldırdılar ve Cumhuriyet'i kurdular.

Geçen bayramda Milli Kurtuluş Savaşı'na ve Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık eden kişilerin anılarını okuduk. İstanbul'dan Ankara'ya gelmek için insanların hangi yollardan geçtiklerini, yakalanmamak için nelerin yapıldığını, özellikle Mustafa Kemal Atatürk'ün İsmet İnönü geldiği zamanki sevincini o anılarda okuduk.

Öyle bir Ankara'dan bugünkü Ankara'ya geldik. O koşullardan bugünkü koşullara geldik. Karamsarlığı biliyoruz, eğitimde, sosyal yaşamda, dış politikada sorunlar var biliyorum. Demokrasi alanında ciddi sorunlar var biliyorum. Ama biz CHP'lilerin temel görevi sorunları aşma görevidir. Kararlılıkla, inançla, bilgiyle ve birikimle Türkiye'nin aşılmayacak hiçbir sorunu yoktur. Herkes şunu çok iyi bilsin ki bu ülkenin en büyük güvencesi Cumhuriyet Halk Partisi'dir.

Demokrasiden yana olan tüm halkın katılımıyla Cumhuriyet'i demokrasiyle taçlandıracağız. Bizim çocuklarımız daha görkemli bir Cumhuriyeti ve daha görkemli bir demokrasiyi yaşayacaklar."

Kılıçdaroğlu çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

'ÇANTA' YANITI

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Fransız ürünlerine boykot çağrısını "Emine Hanım'ın bir çantası var onu da Saray'ın bahçesinde yaksın" sözleriyle eleştirmişti. Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın "Sende zerre kadar yürek varsa sen benimle ilgili konuş, eşimle ilgili konuşma" sözlerine şu yanıtı verdi:

"Eğer bir ülkede Kübra bebek açlıktan ölmüşse siz kalkıp Fransız mallarını boykot edin diye çağrı yapıyorsanız, önce topluma örnek olacak kişiler sizlersiniz. Ben topluma örnek olması gereken, devlet yöneticilerinin yoksulluğun bu boyutlarda olduğu bir dönemde 50 bin dolarlık bir çantayla gezmelerini doğru bulmam. Vicdani değil, ahlaki değil.

'ÖNCE BOYKOTU SİZ YAPACAKSINIZ'

Komşusu bırakın aç olmayı binlerce kişi açken siz 50 bin dolarlık çantayla gezemezsiniz. Ben bir kişiyi hedef almış değilim. Ben sadece devleti yönetenlerin Türkiye'ye örnek olmaları gerektiğine dikkat çektim. Bir boykot çağrısı yapıyorsanız önce boykotu siz yapacaksınız.

ERDOĞAN'A ÇAĞRI

Çocuk aç yatacak, işsizlik almış boyunu gidecek, on milyonlarca gencimiz işsiz olacak, ben kalkacağım boykottan söz edeceğim, ben saraylarda krallar gibi yaşayacağım, vatandaş perişan olacak. Ben bunu dile getirdiğimde de eşimle değil benimle konuş diyor, ben seninle zaten her zaman konuşmaya hazırım. Senin dünya kadar televizyonun var. Kendine güveniyorsan, mangal gibi yürek varsa, dünyaya meydan okuyorsun bir de bana meydan oku kardeşim. A Haber var, çıkalım. Yüreğin varsa cesaretin varsa beraber tartışalım.

Hiçbir osmanlı padişahının bu kadar sarayı olmadı. Bu saraylardan birisinde gitsin otursun, yanına ekonomiden pembe masallar diye bir kitap alsın, arada sıkıldığı zaman A Haber'e baksın. Kendi dünyasını kendi yaşasın. Türkiye'nin gerçekliğinden koptular. Dolar almış başını gidiyor.

50 bin dolarlık çantayı bu ülkede, ülkeyi yönetenlerin kendileri taşıyamazlar. Kendileri ve aileleri örnek olmak zorundadırlar. Siz açlıktan çocuklar ölürken 50 bin dolarlık çanta taşıyorsanız ben buna vicdani olarak da insani olarak da isyan ederim. Bu vatandaşın Fransız malını alacak parası var mı? 50 bin dolarlık çantayla askıda ekmeğin bir arada tartışılması hepimizin ortak düşüncesini oluşturmalı. Bir tarafta askıda ekmek bir tarafta 50 bin dolarlık çanta... Ben bunu eleştirmeyecek miyim?"

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR