Merkel umutsuz
AB liderleri milyarlarca avro yardım paketini görüşmek üzere korona salgınından bu yana ilk kez yüzyüze görüşüyor. Brüksel'de iki gün sürecek zorlu müzakerelerden bir sonuç çıkma ihtimali zayıf görülüyor. Almanya Başbakanı Merkel aynı zamanda AB dönem başkanı olarak da herkesi uzlaşıya hazır olmaya çağırdı.
EKONOMİ , 17 Temmuz 2020 Cuma, 15:01
Merkel umutsuz

AB liderleri korona pandemisinden bu yana Brüksel'de ilk kez yüzyüze biraraya geldi.

Özel zirvenin gündemi korona krizinden çıkmak için önerilen 750 milyar avro tutarındaki ekonomiyi canlandırma paketi.

Başbakan Merkel zirveden bir sonuç çıkabileceği beklentilerini düşürdü.

Brüksel'e iner inmez bir açıklama yapan Başbakan Merkel bu nedenle herkesi hızla bir sonuca varmak için uzlaşıya hazır olmaya çağırdı ve "herkes büyük bir istekle müzakerelere girecek. Ama şunu da söylemem gerekir ki, görüş farklılıkları halen çok büyük. O nedenle bu toplantıdan bir sonuca varabileceğimizi henüz öngöremiyorum. Aslında arzumuz bir sonuca varmak. Herkesin Avrupa için iyi olan bir sonuca varmak için uzlaşıya hazır olması gerekir. Bu aynı zamanda bizim yaşadığımız ekonomik zorluklara karşı uygun bir cevap olur" dedi.

ÇOK ZOR GEÇECEK

Liderler özel zirvesinin gündeminin başında 750 milyar avro ekonomi yardım paketinin yanında AB'nin 1.74 trilyon avro tutan 7 yıllık bütçesiyle hak ve özgürlüklerin korunması konuları geliyor.

Ekonomiyi canlandırmak amacıyla önerilen 750 milyar avro yardım paketinin 500 milyar avrosu geri ödenmemek üzere yardım olarak verilecek.

Geri kalan 250 milyar avro ise borç olarak dağıtılacak. 500 milyar avronun zor durumdaki üye ülkelere hibe edilmesine dört ülke tamamen karşı çıkıyor.

"Tutumlu Dörtlü" olarak adlandırılan Avusturya, Hollanda, Danimarka ve İsveç'in yanında Finlandiya da hibeye karşı. Yardımdan en çok yararlanacak ülkelerin başında İtalya ve İspanya geliyor.

1 Temmuz'da AB dönem başkanlığını devralan Almanya Başbakanı Merkel'e zirvede arabulucu rolü düşüyor.

Zirvenin diğer tartışmalı konusu ise temel hak ve özgürlüklerin korunması. Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı eleştirilerine hedef olan Polonya ve Macaristan bu gündem konusundan rahatsız.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR