Özgecan'ın katili:"Boğazına bıçağı..."
Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesiyle ilgili haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen tutuklu 3 sanığın yargılanmasına Tarsus Adliyesi Konferans Salonu'nda başlandı. Sanık Altındöken'in verdiği ifadeler kan dondururken, Hakimden ağlayan sanık Suphi Altındöken'e de "Şu ağlamaları geçelim" diye tepki geldi.
GÜNDEM , 12 Haziran 2015 Cuma, 17:53
Özgecan'ın katili:"Boğazına bıçağı..."
Mersin'in Tarsus ilçesinde üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesiyle ilgili tutuklanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı.

Sanıklardan ilk olarak cinayet zanlısı Ahmet Suphi Altındöken'in ifadesi alındı. Altındöken, Özgecan'ı kendisine vurup yüzünü tırnakladığı için yumrukladığını belirterek, "Yere düştü, boğazını kestim. Fatih'in isteği üzerine, delil bırakmamak için ellerini kestim" dedi. İfade verirken ağlaması üzerine mahkeme başkanı Ercan Kumhak, "Ağlamaları geçelim ya" diyerek savunmasını yapması için uyardı. Baba Necmettin Altındöken ile Fatih Gökçe de birbirlerini suçladı. 

ÖZGECAN'IN AMCASI: BUNLARIN FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLERİ VARDIR, ARAŞTIRILSIN

Özgecan Aslan'ın amcası Yaşasın Aslan, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek, "Biz 122 gündür cehennem hayatı yaşıyoruz. Bunu kimse anlayamaz. Yüce mahkemeden öyle bir karar istiyorum ki, dünyaya, ülkemize örnek olsun. Ben inanıyorum ki, bunların faili meçhul cinayetleri de vardır. Araştırılmasını istiyorum." dedi.

"SABIKAM YOK"

Çağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü 1. sınıf öğrencisi Özgecan Aslan'ın 11 Şubat'ta öldürülmesiyle ilgili davaya Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Sanıkların kimlik sorgusu sırasında evli bir çocuk babası olduğunu söyleyen Suphi Altındöken'e sabıkası sorulduğunda, "Sabıkam yok" deyince, mahkeme başkanı, "Senin bir sabıkan var" uyarısında bulundu. Sabıkasının olmadığını söyleyen baba Necmettin Altındöken'e de "bir sabıkasının olduğu" belirtildi. Sanık Fatih Gökçe ise "Sabıkam olup olmadığını bilmiyorum" dediğinde, mahkeme başkanı, "Çok sayıda sabıkan var" dedi.

"YÜZÜMÜ TIRMALADI, YUMRUKLAYIP TEKMELEDİM"

Daha sonra önceden ses cihazına kaydedilen iddianame okundu. Ardından sanık Ahmet Suphi Altındöken ifade verdi. Özgecan'ın minibüse binince acelesi olduğunu belirttiğini, kendisinin de 100 lira karşılığı kendisini kısa sürede Mersin'e götüreceğini söylediğini anlatan Altındöken, "Bu işi araç sahibinden gizli yapıp parayı cebe atmayı düşündüm. Bu yüzden kimse görmesin diye otoban yoluna girdim. Bana 'Niye bu yola girdin?' diyerek arkadan başıma vurdu. Sonra aynadan baktığımda çantasından bir şey çıkarıyordu. Ben de arabayı sağa çekip kapıyı açarak arkaya geçtim. Niyetim arabadan indirmekti. Bana vurdu, yüzümü tırmaladı. Ben de yumruklayıp tekmelemeye başladım. Ben sinirli biriyim. Yere düştü. bunun üzerine arkadaşım Fatih'i aradım, 'Başım belada' dedim. Fatih geldi. Konuyu ona anlattım. Maktule bir baktı, sonra arkadaşı Osman'ı arayıp benzin istedi. Buluşmak üzere ayrıldık, eve gittim. Babamı aradım, benim eve geçtik, elimi yüzümü temizledim. Eşim yüzümü görünce ne olduğunu sordu ben de kavga ettiğimi söyledim. Bu arada ben eve üzerimi değiştirmeye çıktım. Fatih'in arabadan indiğini gördüm, arabadan inerken fermuarını kapatıyordu. Anlatabiliyorum değil mi?" 

HAKİMDEN 'AĞLAMA' UYARISI 

Altındöken'in savunma yaparken devamlı ağlamasına tepki gösteren Mahkeme Başkanı Ercan Kumhak, "Ağlamaları geçelim ya" diyerek uyardı. Altındöken savunmasına şöyle devam etti: 

"BIÇAĞI BOĞAZINA SAPLADIM"

"Fatih, 'Öldürmemiz lazım' dedi. Ben de bıçağı aldım boğazına sapladım. 'Hadi gidiyoruz' dedik, babam 'Nereye?' dedi. Fatih de 'Pikniğe gidiyoruz mangal yakarız' diye espri yaptı. O sırada Fatih yüzümün tırmalandığını görünce, 'Oğlum sen kimliğini parmaklarına bırakmışsın, Ellerini keselim sen orada büyük delil bıraktın' dedi. Bunun üzerine ellerini bilek hizasından bıçakla kestim. Arabanın tampon boşluğuna koydum. Fatih 'Cesedi bir çuvala koyup götürelim veya benim arabama koyalım' dedi. Ancak sığmaz diye koymadık." 

'BACANAK GÜZELMİŞ'

"Bir ara bana kızı kastederek 'Bacanak güzelmiş' dedi. Ben de 'Ne yaptın, bir şey mi yaptın?' diye sorduğumda, 'Ağzını açma' dedi. Ben yakma konusunda 'Bacanak yakmayalım' dedim. 'Yak' dedi. Daha sonra elleri alıp evin alt katındaki tuvaletin klozetine sakladım. Ayrı arabalarla yola çıktık. Bir yerde durduk ve cesedi indirdim. Fatih bana 'Benzini getir' dedi, ben öyle bir niyetim olmadığı için benzin şişesini kasten düşürerek, 'Yakmayalım' dedim, o ısrar etti. Ertesi gün buluştuğumuzda Fatih, 'Bak, dün otobüste kıza öyle yaklaştığımı söylersen çoluğunu çocuğunu kaçırırım' dedi. Ben maktule cinsel saldırıda bulunmadım."

"NASIL AĞLIYORSUN?"

Müdahil avukatlardan biri Altındöken'e ifadesinde geçen, "Fatih'in fermuarını çekip kemerini düzeltmesi ne anlama geliyor?" diye sordu. Altındöken, "Cinsel bir şey yaptı mı yapmadı mı bilmiyorum ama yeltendiğini biliyorum. Kendisine de sordum yapmadığını söyledi" dedi. Bir kadın avukat da, "Senin çoluk çocuğun var mı? Boğazını kesip ellerini keserken neler hissettin? Bunları yapıp şimdi nasıl ağlıyorsun?" diye sorunca Altındöken, "Allah kimseye o anı yaşatmasın. Panik halindeydim, ne yaptığımı bilmiyordum" dedi.

Savunma sırasında üye hakimlerden Nesibe Çınar, Altındöken'e Özgecan'ın, yüzüne biber gazı sıkıp sıkmadığını sordu. Altındöken, "Biber gazını sıktı ama isabet etmedi" dedi. Mahkeme başkanı Ercan Kumhak'a dönüp "İyi dinleyin" demesi üzerine hakim Kumhak, Altındöken'i bir hakimle böyle konuşulamayacağını söyleyip, saygılı olması için uyardı. 

Verilen aranın ardından Fatih Gökçe ifade verirken rahatsızlandığını söyleyip savunmasını yarıda kesti. Daha sonra Necmettin Altındöken'in savunmasına geçildi. Evde olduğu sırada oğlu Suphi'nin aradığını belirterek, "Suphi telefon açtı. 'Baba neredesin?' diye sordu. Evde olduğumu söyledim. ‘Köşe başına gel' dedi. Arabada oturuyordu. 2 kişi ile kavga ettiğini, moralinin bozuk olduğunu söyledi" dedi. Ağlayarak ifade vermeye başlayınca mahkeme başkanı, "Minibüste kan kokusunu hissetmedin mi, kan görmedin mi?" diye sordu, Altındöken, "Karanlıkta görünmüyordu" diye cevap verdi.

BABA: OLAYIN VEHAMETİNİ BİR GÜN SONRA ÖĞRENDİM

Evlerine daha sonra Fatih'in geldiğini ve iki araçla ayrıldıklarını söyleyen baba Altındöken, "Fatih hızla gitti. Suphi'ye ‘Fatih niye bastı gitti?' dedim. Suphi de ‘mangalı yakacak' dedi. Köyün birine geldik. Durdular. Konuştular. Daha sonra Ankara yoluna çıktık. Minibüsün arka kapısını açtılar, konuştular, 4 dakika sonra tekrar gelip bindiler. Yolda jandarma bizi durdurdu. Minibüsteki kanları görünce, ‘Bu kanlar ne?' diye sordu. Suphi de, önce tavuk kestiğini, ardından da birileriyle kavga ettiğini söyledi. Daha sonra bizi karakola götürdüler. Olayla yakından uzaktan ilgim yok. Olayın vehametini 1 gün sonra öğrendim" diye ifade verdi.

‘BENİM DE KIZ EVLADIM VAR, KIYAR MIYIM?'

Mahkeme başkanının, "Alakam yok diyorsun ama olayı jandarmada anlatmışsın" demesi üzerine baba Altındöken, jandarmadaki ifadesini kabul etmeyerek, "Önüme bir sürü kağıt getirip imzalattılar. Doktor da muayene sırasında dövdü. Fatih'in ‘Boğazını kesmediysen kes' sözünü duymadım. Ben ceset filan görmedim. Benim de aynı yaşta kız evladım var, kıyar mıyım? Ben kendi ellerimle teslim ederdim, haberim yoktu. Allah kimsenin başına vermesin" dedi.

"PARÇALAYIP ÇUVALA KOYALIM"

Daha sonra mahkeme başkanı Fatih Gökçe'ye ‘sakinleşip sakinleşmediğini' sorup ifadesini almak istedi. Sakinleştiğini söyleyen Gökçe, TIR şoförlüğü yaptığını ve olay günü yoldan geldiğini belirterek, "Suphi aradı, ‘5 TL'lik benzin al gel' dedi. Ne yapacağını sorunca, ‘Sorma al gel' dedi. Pis işleri olduğu için seslenmedim. Kısa süre sonra tekrar aradı, ‘Ölüm kalım meselesi' dedi. Buluştuk, eli yüzü her yeri kan içindeydi. Beyaz gömleği kan kırmızıydı. 'Ne oldu?' diye sordum. 2 kişinin kendini soymaya kalkıştığını söyledi. Ağlamalıklıydı. Suphi daha önce bana birini öldürdüğünü söylemişti. 'Hastaneye götürelim' dedim, 'öldü' dedi. ‘Akıllı ol başına iş alma' dedim. Polise gitmeye razı edemedim. Maktulü görmedim, elini kesince gördüm. Babasına ‘parçalayıp çuvala koyalım, evde kalsın' dedi. Babası ‘Kokar olmaz' diyerek karşı geldi. Babasından bıçağı istedi, babası da verdi. Yolda 20 liralık benzin alıp verdim. Alman Mezarlığı'nın orada 2'si birden arabadan indi. Daha sonra bindiler, yolda jandarma bizi durdurdu, ertesi gün de jandarmaya gittim" dedi.

"ÖZGECAN'I NEDEN ÇIPLAK YAKTINIZ?"

Daha sonra, sanıklara olayla ilgili sorular soruldu. Avukatların, "Özgecan'ı neden çıplak yaktınız?" sorusuna Suphi Altındöken, "Ben yakmadığım için bilmiyorum, çıplak değildi" dedi. Mahkeme savcısı ise, "Madem yakacaktınız neden bileğini kestiniz?" diye sorması üzerine Altındöken, "Yakmak fikri benim değil Fatih'in fikriydi" dedi. Bir avukat da, Özgecan'ın fotoğrafını gösterip, "Özgecan'ın genital ve vücudunun diğer bölgesi tamamen yanmış. Bir tecavüz edilip edilemediği belirlenemiyor. Tecavüz ettiniz mi?" sorusuna ise Altındöken, "Ben tecavüz etmedim. Çocuğumun başına yemin ederim. Ben yakmadığım için de bilmiyorum" derken, Gökçe de, "Ben tecavüzle ilgili bir şey bilmiyorum. Hastaneden polisler bizi çıkartırken ‘sapıklar' denilince olayın vehametini öğrendim" diye cevap verdi.

ÖZGECAN'IN AMCASI: BUNLARIN FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLERİ DE VARDIR ARAŞTIRILMASINI İSTİYORUM

Özgecan Aslan'ın amcası Yaşasın Aslan, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek, "Biz 122 gündür cehennem hayatı yaşıyoruz. Bunu kimse anlayamaz. Yüce mahkemeden öyle bir karar istiyorum ki, dünyaya, ülkemize örnek olsun. Bu tür canilerin, sapıkların, çocuklarımızın başına böylesi olaylar yaşatmaması için örnek teşkil etsin. Herkes mutlu ve huzur içinde yaşasın. Başından beri duruşmayı izliyorum. Bu caniler, olayı çok pişkin ve tecrübeli şekilde anlatıyorlar. Ben inanıyorum ki, bunların faili meçhul cinayetleri de vardır. Araştırılmasını istiyorum. Yüce mahkemeden bunların safsatalarına inanmadan en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep ediyorum" dedi.

Daha sonra tanıkların dinlenmesine başlandı. 
 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR