Prostat kanserinde erken teşhis kolaylaştı
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Çağ Çal, prostat kanseri erken dönemde teşhisinin çoğu hastada hiçbir şikâyete sebep olmadan ortadan kaldırılabileceğini söyledi.
SAĞLIK , 02 Eylül 2020 Çarşamba, 13:23
Prostat kanserinde erken teşhis kolaylaştı

Prostat kanseri dünya genelinde erkekler arasında ikinci en sık görülen kötü huylu hastalık olduğunu ifade eden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Çağ Çal, "Akciğer kanserinden sonra erkeklerde en sık görülen kanser türüdür. Erken ve doğru teşhis hastalığın kalıcı tedavisi için önemlidir. 45 yaşından sonra en az bir defa ürolog tarafından muayene edilmeleri ve kanda Total PSA (prostat spesifik antijen) ölçümü yaptırmaları gerekir. Bu sebeple, ailesinde baba, erkek kardeş, amca, dayı gibi prostat kanseri olmayan erkeklerin ailesinde prostat kanseri öyküsü olan erkeklerde bu tetkiklere 40 yaşında yaptırmalıdır. Muayene ve kan testi sonucunda prostat kanserinden şüphe edilirse biyopsi yapılması şarttır. MRI / Ultrason Füzyon Biyopsi tekniği hastanede yatış ve ön hazırlık gerektirmeyen, güvenilir ve etkin bir prostat kanseri teşhisi koyma aracıdır. Prostat kanseri erken dönemde çoğu hastada hiçbir şikâyete neden olmaz" dedi.

Teknolojideki ilerlemeler sayesinde prostat kanseri teşhisi için yapılan biyopsilerin doğruluğunu arttırmaya yardımcı füzyon biyopsi tekniğiyle prostat alanını tam olarak hedeflemelerine ve örneklemelerine imkan sağladığını belirten Çal, "Bu teknikte biyopsi öncesi özel bir manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taraması yapılarak şüpheli alanlar işaretlenir. İşlem sırasında biyopsi iğnesinin şüpheli hedef alanlara yönlendirilmesi için makattan yerleştirilen ultrasonografi cihazı kullanılır. Ancak bu yöntemde prostat dokusundan rastgele değil kanserden şüphelenilen hedeften örnekleme yapılmaktadır. Prostat kanserinin irsî geçişinde belirli bir oranlama yapmak kolay değil, birinci derece akrabalarında prostat kanseri teşhis edildiyse 2 ila 4 kat daha risk taşıdığını gösteriyor. Tedavisi ise tamamen hastanın özelliklerine göre planlıyoruz. Hayatını tehdit edecek şekilde değilse, aktif izlem dediğimiz yöntemi tavsiye ediyoruz. Hiç tedavi yapmadan bu sorundan kişi korumaktır. Çünkü her tedavinin ister istemez bir yan etkisi bulunmaktadır" diye konuştu.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR