Savcı, Sözcü çalışanlarının tutuklanmasını istedi
Gözaltına alınan Sözcü Gazetesi İnternet Sitesinin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mediha Olgun, Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli ve İzmir muhabiri Gökmen Ulu tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.
GÜNDEM , 26 Mayıs 2017 Cuma, 18:48
Savcı, Sözcü çalışanlarının tutuklanmasını istedi

Sözcü Gazetesi'nin imtiyaz sahibi Burak Akbay, İzmir muhabiri Gökmen Ulu, İnternet Sitesinin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mediha Olgun, Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli hakkında geçen cuma günü FETÖ kapsamında 'silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek' suçlamasıyla gözaltı kararı çıkmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilen Sözcü çalışanları savcılık ifadelerinin ardından tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.

ADALET SARAYI ÖNÜNDE PROTESTO

Sözcü Gazetesi'ne 19 Mayıs'ta başlatılan soruşturma ve gözaltılar bugün Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde protesto edildi. İstanbul Barosu, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası temsilcileri ile CHP Milletvekilleri, Sözcü Gazetesi'nin bazı yazarları, çalışanları ve gazete okurları biraraya gelerek "Özgür basın susturulamaz" sloganları attı. "Sözcü susarsa Türkiye susar" pankartı da açan grup adına gazetenin avukatlarından Celal Ülgen açıklama yaptı.

CHP'li vekiller ve vatandaşların yanı sıra sanatçı Edip Akbayram da Çağlayan Adliyesi'ne geldi.

"Bugün bir hafta süren bir soruşturma sürecinin sonuna gelmiş bulunuyoruz" diyen Ülgen şöyle konuştu: "Bir haftadır çok üzüldük. Çünkü hayatın olağan akışına aykırı ÿSözcü'nün duruşuna aykırı, Sözcü yazarlarının düşüncelerine tavırlarına aykırı, çok alçaltıcı ve küçültücü bir ithamla karşı karşıyaydık. Bu ithamın Sözcü'ye yakışmayacağını, Sözcü'yle herhangi bir ilişkisinin olmayacağını anlatıp durduk. Soruşturma sürecinde, emniyetteki kolluktaki ifade sürecinde, doğrusu bu absürtlüğün bir daha ortaya çıktığını gördük. 45 yıllık meslek hayatı deneyimimde çıkardığım sonuç yargıca bile havale edilmeden bu şüpheli arkadaşlarımızın serbest kalmasıdır. Bir kimsenin herhangi bir suç işlemediğini anlatmak zorunda bırakılması korkunç bir iştir, acı bir iştir. Ancak bir çelişkiyi anlamak istiyorum. 17-25 Aralık'ı birileri milat kabul etmişti hani? Hani FETÖ ile dostluklarını sorgulamayacaklardı da 17-25 Aralık'tan sonraki dostlukları sorgulayacaklardı? Biz abdestimizden eminiz. Biz inancımızdan eminiz. FETÖ ile ilişkimiz olmadığı gibi, FETÖ karşıtlığımızla tanınırız. Sözcü, FETÖ ile mücadelesini 2008 yılındaki, Ergenekon, Balyoz, Odatv gibi süreçlerin başladığı dönemde sürdürmeyi bilmiş ve kararlılığını göstermiştir. O halde bugün geçmişte cemaat okullarında okuduğu iftirasına dayanılarak bu operasyon niçin yapılır?

Ayrıntılar geliyor

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR