Türkiye- Slovenya ticari fırsatları DEİK webinarında masaya yatırıldı
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, pandeminin getirdiği zorluluklar yanında birçok kazanımları da barındırdığını belirterek, "Her şeyin değiştiğini konuştuğumuz dünyada pandemi bazı kavramların hayatımızda daha fazla değişmesine yol açtı. Bunların ticari faaliyetlerimizde de önemli sonuçları olduğunu görüyoruz." diye konuştu.
EKONOMİ , 03 Aralık 2020 Perşembe, 16:39
Türkiye- Slovenya ticari fırsatları DEİK webinarında masaya yatırıldı

DEİK tarafından gerçekleştirilen "Türkiye-Slovenya Interconnected Business" webinarında konuşan Olpak, salgın nedeniyle online ortamda düzenlenen etkinliğin iki ülke ticaretinin ve ekonomik iş birliklerinin artmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Kovid-19 salgınının ticari hayata zorluklarla birlikte birçok fırsat da getirdiğini belirten Olpak, "Her şeyin değiştiğini konuştuğumuz dünyada pandemi bazı kavramların hayatımızda daha fazla değişmesine yol açtı. Bunların ticari faaliyetlerimizde de önemli sonuçları olduğunu görüyoruz." dedi.

İlk olarak dijital teknolojiler ve yapay zekanın düşünülenden çok daha hızlı bir şekilde insan hayatına girdiğine değinen Olpak, şöyle konuştu.

"İkincisi, uzun süredir konuştuğumuz globalleşmeden ziyade 'glokalleşmeyi' (yerelleşme) daha çok konuşur hale geldik. Üçüncüsü de ticari hayatımızda rekabetçiliği konuşurken hep referans verdiğimiz ölçek ekonomisinin tek başına yeterli olmadığını kavradık. Bir hizmet veya ürünü piyasaya daha fazla sürerseniz rekabetçiliğiniz artar diye düşünürdük ancak salgın tek kaynağa yada sınırlı kaynağa bağlı kalmanın başka riskleri ortaya çıkardığını gösterdi. Dördüncüsü uzaklık ve yakınlık ile birlikte konuştuğumuz lojistik kavramının yanında bir de 'ulaşılabilirlik' kavramı daha ön plana çıktı. Tedarik zincirini de bu noktada tekrar değerlendirmemiz gerekiyor. Bir diğer kavram da mobilite. Mobilite ile bu süreçte bir yerden başka bir yere gitme yani fiziken bir ortamda bulunabilme değil uzaktan erişimin de hayatımızda çok önemli olduğunu görüyoruz."

Olpak, güven kavramının ekonomide bu dönemdeki artan önemine dikkati çekerek, tedarik zincirini koparmadan hayatta kalmanın bu dönemdeki en kritik kavramlardan birisi olduğunu dile getirdi.

Slovenya'nın nüfus bakımından küçük bir ülke gibi görünmesine rağmen ekonomide önemli etkiye sahip olduğunu belirten Olpak, "Uzun yıllar Slovenya ile iş birlikleri yapmış bir kişi olarak bunu tecrübe etmiş birisiyim. Bu çerçevede karşılıklı ticaretimiz, elbette onun dışındaki inşaat ve altyapı projeleri ile diğer sektörlerdeki fırsatlar bizim değerlendirmemiz gereken konuların içinde olacak." ifadelerini kullandı.

İş dünyası olarak Avrupa'nın tümünde karşılaşılan transit geçiş kotaları sorununa değinen Olpak, "Bunun iş dünyasındaki karşılığı şu, herşey serbest her şey gidebilir ancak onları taşıyacak olan tırlarınız geçemez hele de iş insanlarınız hiç geçemez. Dostlarımızın bu konudaki desteğine ihtiyaç duyduğumuzu da ifade etmek istiyorum." yorumunu yaptı.

"İkili fırsatlar mevcut ve ilişkileri artırmalıyız"

Türkiye'nin Lübliyana Büyükelçisi Esen Altuğ, yatırım ortamının iyi olması ve serbest ticaret yapmanın pandeminin getirdiği zorlu ekonomik koşulları azaltmada olumlu etkiye sahip olduğunu belirterek, serbest ticaretin geliştirilmesi ve derinleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Altuğ, her iki ülkede de elverişli bir yatırım ortamı yaratılması gerektiğini kaydederek, "Türkiye olarak temassız dış ticaret yöntemlerini başlattık, bu yaklaşımın ana fikri kişiler arası temasın ortadan kalkması. Bazı tampon bölgeler ve insansız taşımacılık söz konusu, bunlar çok önemli gelişmeler. Sanal fuarlar ve online ticari fırsatlar da bu dönem için önemli. İkili fırsatlar mevcut ve ilişkileri artırmalıyız." dedi.

Bu yıl ilk kez bir Türk firmasının Slovenya'da inşaat projesi üstlendiğini anımsatan Altuğ, bunun bir yol açıcı olarak sağlık veya turizm gibi sektörlerde de Slovenya'da Türk yatırımlarının artmasına ön açabileceğini ifade etti.

Slovenya'nın Ankara Büyükelçisi Primoz Seligo, iki ülke açısından ticari fırsatların arttığını vurgulayarak, "Elimizden geleni yapmaya hazırız. Ortak fırsatlardan kesinlikle yararlanmalıyız. İki ülke şirketleri arasında devam eden projeler var fakat örneklerin çoğaltılması gerekiyor. Pandemi bir sorun olarak karşımıza çıktı ama iş birliği için yeni birçok sektörün de bu gibi toplantılarda keşfedilebileceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Seligo, iş birliği yapılabilecek yeni sektörlerin ortaya çıkmasında yardımcı olabileceklerine işaret ederek, "İş birliğiniz için çok teşekkür ediyorum. İki ülke şirketlerinin yapacağı ticari ortaklıklar yanında üçüncü ülkelerde de birlikte yapabilecekleri yatırım fırsatları bulunuyor." diye konuştu.

Her kriz gibi pandeminin de yeni fırsatlara sahip olabileceğini ifade eden Seligo, webinarda yer alan tüm paydaşların bu konuda özellikle son yıllarda önemli katkılarda bulunduklarını da aktardı.

"Slovenya, AB pazarına girmek için avantaj"

DEİK/Türkiye-Slovenya İş Konseyi Başkanı Fatih Canpolat da iki ülke arasında birçok sektörde yatırım fırsatı bulunduğunu belirterek, "AB'nin Batı Balkanlara ulaşım ve dijital dönüşüm alanlarında yapılacak yatırımları da kapsayan, 9 milyar avroluk bir desteği olacak. Ayrıca Slovenya'nın AB pazarı ile yakın ticari bağlarının, AB pazarına girmek isteyen Türk firmaları için bir diğer avantaj olduğunu unutmamak gerekir." dedi.

Canpolat, Türkiye'nin Slovenya ile ticarette ihracat fazlası verdiğini anımsatarak, bu seviyenin yeterli olmadığını iki tarafında büyüme ve gelişim için birçok alanda potansiyel barındırdığını sözlerine ekledi.

GZS/Slovenya-Türkiye İş Konseyi Başkanı Sayın Zeljko Puljic ise halihazırda Slovenyalı ve Türk şirketlerin yılın ilk 8 aylık döneminde salgından çok fazla olumsuz etkilenmediklerini belirterek, "2019 yılı ile kıyasladığımızda 686 milyon avroluk ciro söz konusu, bu geçen yıl 780 milyondu. Mevsimsel olarak yılın son çeyrekleri her zaman yoğun geçer ihracat için. Umuyorum bu yılın rakamı da geçen yıla yakın kapanacaktır." diye konuştu.

İki ülke ticaretinde daha üst sıraların hedeflenmesi gerektiğini ifade eden Puljic, en büyük potansiyelin lojistik, ulaştırma, bilişim teknolojileri, dijitalleşen sanayi, tarım ve altyapı alanlarında olduğunu vurguladı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR