Hava Durumu

Bursaspor tarihine geçecek olaylara şahitlik ettim!

Yazının Giriş Tarihi: 09.03.2026 13:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.03.2026 13:57

Çok uzun yıllardır Bursaspor’u takip ediyorum.

Yalandan takip değil ama binlerce deplasman, kamp, iyisiyle, kötüsüyle yüzlerce anı biriktirdim.

Hayatımızı Bursaspor’a adadık desek yeridir.

Bir kitap yazacak olsam pazar günü oynanan Muş deplasmanına en az 30 sayfa ayırırdım.

O yüzden buraya tüm gelişmeleri sığdırabilmem mümkün değil.

Yolun başından sonuna kadar olan süreci kısaca anlatayım…

2010’daki şampiyonluk sonrasında olduğu gibi Yenişehir’den özel uçakla Muş’a hareket ettik.

Ortam süper ötesiydi diyebilirim. Takımdaki arkadaşlık seviyesi olabilecek en üst düzeyde. Tribünün abileri diyebileceğimiz isimler de uçağa binince ortaya harika bir görüntü çıktı.

Devlet Eski Bakanı Faruk Çelik de takımı yalnız bırakmadı. Yeşil-beyazlı taraftarlar da Muş deplasmanı öncesi o gücü yanlarında hissetti.

Muş’a indiğimizde ‘Bu havada maç oynanır mı?’ sorusunu sorarken, nerden bilebilirdik en masum şeyin hava olacağını.

Esas sorular şunlar olmalıydı;

Bu stadyumda maç oynanır mı?

Bu zeminde maç oynanır mı?

Bu tribünler önünde maç oynanır mı?

Bu güvenlik zafiyetiyle maç oynanır mı?

Bu soruların yanında havanın hiçbir öneminin olmadığını anladık.

Ey TFF, bu maçı o stadyumda, o zeminde, o atmosferde nasıl oynattın? Türk futbolunun böyle gelişeceğini mi düşünüyorsunuz? Futbolu geçtim, insanlık adına üzücü durumlar bunlar. Yazık, günah.

Tribünlere o taşlar nasıl girdi?

Kar topuna sarılmış sert maddeler, sahaya yağmur gibi yağarken, tiyatro izler gibi izlemek de neyin nesi?

Maç öncesi, sırasında ve sonrasında her an her şey olabilir endişesiyle sahaya çıkan futbolcular verdi en güzel cevabı.

‘Aman takıma bir şey olmasın’ endişesiyle Muş’a giden ve 90 dakika susmayan taraftar verdi en güzel cevabı.

Cevaplar veriliyor da anlayan var mı? İşte orası şüpheli.

Böyle bir atmosfere böyle bir skor yakışırdı zaten.

Peki ya sonra?

Stadyumun zemininden içeriyle zor girdik. AS TV ekibi sahadaki koca koca taşları gösterirken, saldıraya uğradı. Ne kadar kolay değil mi? Saldıraya uğradı deyip geçelim. Artık hepimiz alışmışız. Kimle konuşsam, cevabı şu oluyor; “Çok normal”

Artık birilerinin birilerine saldırması, darp etmesi, böyle ortamlar için normalleştirilmiş.

Yazık, günah. Tolgahan Aydınlar, Metin Araç ve Çetin Narin’e çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum tekrardan.

Ayrıca 10’a yakın Bursaspor taraftarının da irili ufaklı yaralandığını gördüm. Onlara da binlerce kez geçmiş olsun.

Gelelim coşkuya…

Bursaspor soyunma odasını baştan sona görmenizi isterdim. İnanılmaz bir coşku ve sevinç hakimdi. Başkan Enes Çelik de futbolcularına güzel bir jest yapınca ortam iyice neşelendi.

Bu arada stadyumdan çıkmamız da bir hayli vakit aldı. Güvenlik sağlandı ve havaalanına hareket ettik.

Havaalanında ise Bursaspor taraftarı ile yeşil-beyazlı futbolcular asla hafızamdan silinmeyecek görüntüler oluşturdu.

Özellikle Selim Kurtulan’a ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bursaspor’a adanmış bir hayatın ne kadar güçlü olduğunu Selim abinin gözlerinde gördüm yeniden.

Futbolcular da bu hayata olan saygısını dile getirdi Muş Havaalanı’nda resmen.

BH Spor’un sosyal medya hesaplarında da görebilirsiniz o anları. İnsan anlatırken bile duygulanıyor bir de yaşadığımız o anı siz anlayın.

Unutulmayan güzel anlar ve anılar, uçağın içine de sıçradı.

Bir yandan futbolcular, diğer yandan taraftarlar adeta uçağın için tribüne çevirdi. Samimiyet üst düzey… Bugüne kadar böyle bir takımdaşlık görmedim. Kelimeler kifayetsiz kalıyor.

Tarihi bir deplasman serüveninin sonu nasıl bitmeliydi?

Elbette meşaleler ve o efsane karşılama görüntüleriyle…

Yenişehir’e indiğimizde binlerce Bursaspor taraftarı haykırırcasına sevgilerini dile getiriyorlardı.

Burada Muş galibiyeti kimsenin umrunda değildi. Burada bir camianın o zor günleri geride bırakıp, yeniden doğuşuna şahitlik ediliyordu. Kötü günlerin ve gönül kırıklıklarının artık son bulması kutlanıyordu.

Uçaktan iner inmez taraftarla karşılaştım. Şahsıma dahi inanılmaz tezahüratlar ve sevgi gösterileri vardı. Bir aile kucaklamasıydı bu… Hayatımda ilk kez gördüğüm insanlarla sanki 40 yıldır görüşüyormuşçasına birlikte sarılarak kutladık bu anları.

Uzun lafın kısası… Bursaspor öyle böyle geri dönmüyor. Tek başımıza gittiğimiz deplasmanlardan dönerken duyduğumuz, ‘Başın öne eğilmesin aldırma Bursa aldırma’ tezahüratlarının, ‘Şampiyon Bursa’ tezahüratlarına dönmesini sağlayan Enes Çelik’e binlerce kez teşekkürler.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.